15 Ekim 2013 Salı

Üvey Kızımı Siktim

Merhaba sevgili http://kayitsiz.net/ okurları benim Eşim ve üvey kızımla birlikte Antalya da yaşıyoruz. Eşim Bahar sarışın, balıketli ve az aşırı güzeldir. Eşim abat ancak aile ortamında yetişmiş, giyimine özen gösteren, bakımlı seksi ancak kadındır. Topuklu ayakkabıları ile mini eteğinin altında bacakları muhteşem görünür. Likralı daracık beyaz zehir taytını giyip çıktığında kalçalarının güzelliği ortaya elan aşırı çıkıyor. Aynen bir porno yıldızı gibidir. Üvey kızım Selin ise henüz 18 yaşında ve Liseye gidiyor ve. Eşimin tek çocuğu hasıl Selin tam ancak Çıtır Çerez diyebilirim. Selin Liseye başladıktan ahir Lolita havasına girip serpildi. Sıcak Antalya havasında abat giyinmeyi muhip Selin, evde bu rahatlığı abartır, minicik şortlar, etekler giyer. Denizde giydiği bikiniler de az aşırı cüretköe2rdır. Sürücü Belgesi almanın zorlaşacağı haberlerinin çıktığı günlerdi. Ego de eşimi sürücü belgesi alması amacıyla teşvik ediyordum. Çünkü eşimin ehliyeti yoktu ve makine kullanmayı da bilmiyordu. Birkaç defa arabamı kullanması amacıyla çalıştırdım, fakat değme seferinde beceremedi. Eşime, Eğer sen makine kullan ve sürücü belgesi al, sana makine hikayeleri alacağım! dedim. Eşim bu sözümden ahir inandırma oldu ve sürücü belgesi kursuna gitti. Gittiği kursta yazılı sınavını kazanmış, yönelteç dersi alıyordu. Antalya nın meşhur sıcaklarının başladığı yaz ayları gelmişti. Hem korluk yakalım, hem de serinleyelim diye, eşofmanları giyip, ormanlık alana pikniğe gitmiştik. Piknik alanına varıp yerleştik, şöyle etrafı ancak dolaştım. Piknik alanının bitiminden ahir ormanın içine akıllıca revan gayet çok ve adamakıllı ancak yol vardı. Eşimin yanına dönüp, Makine kullanmaya akla yatkın yol var, gel seni az buçuk çalıştırayım! dedim. Eşim ise, Hayır, senin beraberinde heyecanlanıyorum ego kursta öğreniyorum! dedi. Ona, Sen kursta yine öğren, ego sana makine kullanmanın inceliklerini öğreteyim! dediysem de akseptans etmedi. Kızı Selin de annesini inandırma etmeye çalıştı, amma eşim Nuh dedi elçi demedi. Eşim Seline, Aşırı istiyorsan git kendin öğren, ego şu ağacın altında misk gibi yatıp dinlencem! dedi. Selin demevi ancak şekilde annesine, Öğrenirim, ne var! dedi, bana dönüp, Baba bana öğretir misin? dedi. Öğretirim, a ma evvel annenin öğrenmesi lazım, sınava girecek! dedim. Eşim yere boşlamak amacıyla götürdüğümüz örtülerden birinin üstüne uzanıp, Ahir öğrenirim, acelesi ne? dedi. Selin ancak hışımla kolumdan çekip, Baba bana öğret! dedi. Peköe2löe2, gel ancak dolaşma atıp gelelim! dedim. Arabaya bindik, piknik alanının sonundaki yola akıllıca gidiyorduk. Selin makine hakkında hiçbir madde bilmiyordu. Hevesini kırmak istemiyordum, amma nereden başlasam bilemiyordum. Kucağıma otursun, az buçuk gittik mi, (Tamam, kâfi bundan sonra) derim diye düşündüm. Orman yoluna girip kenara çektim. Selin arabadan indi, benim kapıyı açtı bekliyordu. Koltuğu arkaya itip, direksiyonu fevk kaldırdım ve Gel bakalım, az buçuk yönelteç tutmayı öğren! deyip, Selini kucağıma oturttum. Bir Numara vitese taktım yürüdük. Gaz, fren ve vites, yani arabanın kumandası ağız ağıza bendeydi. Selin bir numara viteste giderken yönelteç tutuyordu sadece. Amma âdeta arabayı o kullanıyormuş gibi ateşli ve sevinçliydi Bu arada Selinin altındaki aletim uyanmış, Selinin kalçalarına dayanmıştı. Bayağı ancak hareketle aletimi eşofmanın içre düzelttim. Selin makine kullanmanın heyecanını yaşarken, ego de büyük beğeni alıyordum. Tanım etme bahanesiyle, gelecek anlayışsız bayağı hareketlerle, bacak beyninde gidip geliyordum. Kucağımdaki Selinin saçları yüzüme değiyordu. Başımı öne yaklaştırıp boynuna öpücük kondurdum ve Bravo âlâ gidiyorsun kızım! dedim. Selin seviniyor, İyi kullanıyor muyum baba? diye soruyordu. Gayet adamakıllı gidiyorsun kızım, tabi ki bu ancak seferde olacak birşey değil, aşırı çalışmamız lazım! dedim. Tamam, aşırı çalışalım baba, değme çağ çalışalım ki, çabucak öğreneyim! dedi. Evet kızım, evet çalışırız! dedim. Bak baba, annemden evvel öğrenmeliyim, ona göre! dedi. Tamam kızım, annen değme çağ kursa gittiğinde, biz de çalışmaya çıkarız, annene şaşırtı olur! dedim. Selin kucağımda sev incinden durumunda hoplayıp zıplarken aletim elan aşkın dayanamadı ve küloduma boşaldım. Çabucak arabayı durdurup, Hadi in bakalım! dedim. Az Buçuk elan kullansaydım? dedi. Tuvaletim geldi kızım diyerek Selini indirdim. Külodum ıslanmıştı, eşofmanımın ıslanmasını istemiyordum. Ağaçların arkasına gidip, külotumu çıkartıp attım. Döndüğümde Seline, Bu günlük bu kadar, ahir bitmeme ederiz kızım! dedim. Eşimin yanına döndük ve adamakıllı ancak piknik oldu. Eve döndüğümüzde Seline elan abat nerede makine kullandırabilirim diye düşünürken, aklıma makine pazarı geldi. Aşırı çok ancak alandı, aynı zamanda dikkat çekmez ve gözden uzaktı. Kızımın kalçaları şimdiden heyecanlandırıyordu beni. Sonraki çağ eşim sürücü kursuna gitmek amacıyla evden çıkınca, Selin çabucak, Hadi baba, biz de gidelim! dedi. Üzerimizde birer şort ve tişört vardı. Cüzdanı ve arabanın anahtarını alırken, (ne evet ne olmaz diyerek) yanıma ihtiyat ancak şort aldım. Makine pazarına varınca yine destek ve direksiyonu sikiş hikaye ayarlayıp, Selini kucağıma aldım. Dizlerimi birleştirdim, böylecene Selin bacaklarının birini sağa diğerini sola salladı. Hareket ettikten ahir dizlerimi açıp kapayarak, Selinin bacak arasını rahatça açıyordum. Değme gelecek anlayışsız hareketimde, Selinin amına götüne Şortlu badana yapıyordum. Çaktırmadan elimi bacağına koyup okşuyordum, Bravo kızım, âlâ gidiyorsun! diye boynuna ve kulak memesine öpücükler konduruyordum. Selin de altındaki sertliğin farkındaydı ve kıçını sikime bastırıyor, açıklık aralık belli belirsiz hareketlerle kıçını sağa sola oynatarak benimle oynuyordu. Böyle ancak süre bitmeme ettikten ahir elan aşkın dayan amadım ve yine boşaldım. Seline, Aşırı terledim kızım, tuvalete gitmem gerek! diyerek, pazarın içre bulunan tuvalete gidip, şortumu değiştirdim geldim. Seline, Bugünlük bukadar kâfi kızım, ferda bitmeme ederiz! dedim. Selinin, Amma Babaaa, aşırı zevkliydi! diye mızmızlanmaları beyninde eve döndük. Geldi dizime oturdu, boynuma sarıldı, az çalışmamızdan şiköe2yetçiydi. Tamam söz, ferda elan aşırı çalışırız! diyerek gönlünü yaptım. Eşim döndüğünde ona çalışmamızdan on paralık bahsetmedik. Devrisi günü iple çekiyordum. Eşim kursa gidince, Selin yine, Hadi baba çıkalım, ego hazırım! dedi. Selinin busefer minicik ancak etek giymişti. Ona baktığımı görünce, Geçmiş aşırı terlemiştin baba, onun amacıyla dedi. Ego de kenarından aletimi çıkarabileceğim çok ancak şort giydim. Pazar adına varınca bütün ayarlamaları baştan porno hikaye yapıp, Gel bakalım kızım! dedim. Doğrusu minicik hasıl eteğin uçlarını kaldırarak kucağıma oturmasını sağladım. Selinin delikleri ile aletimin beyninde bundan sonra sadece tanga külodu ve benim şortum vardı. İnce tenteneli ancak tanga külot giyen Selin âdeta hazırlıklı gelmişti. Ondan aldığım bu cesaretle şortumun içindeki sikimi çıkarmaya değişmeyen verdim. Birleştirdiğim dizlerimden sağa sola ayrılan bacaklarını, Şuraya koy, buraya koy derken, Selini belinden tutup belli belirsiz kaldırım ve sikimi çıkardım, Selini tekrar kucağıma o turttum. Tenine temas fail sikimin farkındaydı, amma bozuntuya vermedi Arabayla hareket yazar pazar durumunda turlamaya başladık. Seline, Evet kızım, sen bu işi öğreneceksin! diyerek, saçlarını okşuyor, boynunu öpüyordum. Selin açıklık ara kalkıp otururken sikim bacaklarına, kalçalarına sürtüyordu. Türlü bahanelerle gelecek anlayışsız yaparak, bacak arasına ve külotuna vargel yapıyordum. Kalktığı ancak anında külotunu yana sıyırdım. Oturduğunda deliklerine dayanan sikim zevkten dört köşe idi. Amının dudaklarını hissedebiliyordum. Sikim zevkten çırpınırken, Selinin boynunu ve kulak memelerini öpmeyi bırakmıştım, bundan sonra yöntemince yalıyordum. Selin de makine ensest hikaye sürmekten aldığı zevkin yanıaralık, altındaki zevki de eklemiş, sikimin üzerinde kıvranıyordu. Sikime sürtünerek Doyum hasıl Selinin amından cari suları sikimi iyice kayganlaştırmıştı. Kalktığı ancak anında onu alttan kalçasından havada tutup, sikimi anüs deliğine dayadım. Sıcaktan ve zevkten vıcık vıcık terlemiş hasıl anüs deliğine girmeye amade ancak aygıt vardı, herşey ona bağlıydı, isterse oturur, sikimi götüne alır, istemezse oturmaz, kenara çekerdi. Heyecanla ve nefes almadan hareketsiz bekliyordum. Selin usulca götünü sikime bastırdı, başını götüne alınca, ego de alttan bastırdım ve sikimin kalanını da ego soktum götüne. İnanılmaz ancak şeydi. Elan git gel yapamadan, o saniye beline sarılıp içine yanardağ gibi patladım. Bütün değerli sex hikayeleri okurlarına saygılar sevgiler.


View the original article here

Görümcem ve Sevgilisi

Kocam telefon ettiğinde banyoda duştaydım. Telefonun çalan zilini duyar duymaz duşun altından çıkıp koşturdum. n yeni çıkmıştım. Havluyu ıslak vücuduma sarıp acele koştum. Telefon alıcısını kulağıma aldığımda havluyla kurulanmaya çalışıyordum bir yandan da…

“Hayatım, Ankara’dan arıyorum” dedi direkt olarak. Şaşırdım,

“Ankara mı? Nasıl yani? Nerden çıktı şimdi bu? Daha önce bahsetmemiştin…”

“Acil iş çıktı, şirketin bir sorunu vardı, koşuşturmaktan seni arayamadım bile, kusura bakma ne olur… Uçaktan yeni indik, hemen seni arıyorum…” Arka planda hava alanının bildik gürültüsü, anons sesleri yankılanıyordu. Biz demesi dikkatimi çekti,

“İndik derken? Kim var yanında? Sekreterinle mi gittin oraya yoksa?”

“Aşkım, yine gereksiz kıskançlıklara başlama… Sana sonra anlatırım uzun uzun… Ben kapatıyorum. Semra’yı arayayım, bu gece sana gelsin, yalnız kalma…”

Elimde ötüp duran telefona bakakaldım. Kan beynime hücum ediyordu. Kocam yanında o şırfıntı, seksi sekreteriyle beraber Ankara’daydı ve benim elimden bir şey gelmiyordu. Holdeki boy aynasına ilişti gözüm…

Uzun sarı saçlarım ıslak tenime yapışmış, su damlacıkları vücudumda yol bularak aşağılara doğru iniyordu. İri göğüslerim, incecik belim, kalçalarım, uzun bacaklarım… Bir haftalık rahatsızlıktan sonra bu akşam seks perhizini bozmanın, kocamla sevişme planlarımın heyecanıyla temizleyip pırıl pırıl yaptığım kadınlığım…

Aklım kocama gitti yine… Bir hafta o minik sikini bana sokamadı diye yine o aptal sarışınla yatağa mı girdi yoksa bu adam… Gözümün önüne otel lobisinde oturan kocamla sekreteri geldi… Odaya beraber çıkmaları… Asansör… Ayrı oda mı tuttular? Geceyi aynı odada mı geçirecekler? Oda servisine şampanya siparişi verir mi? Bayılır böyle jestlere zampara herif… Para bok gibi tabi… Oniki santimlik sikinin açığını böyle şeylerle kapatmayı sever.

Öfkeyle telefon alıcısın koltuğun üzerine fırlattım. Ne yapacaktım ben bu herifle? Ayrılmayı istedim, yapamadım. Bana sağladığı lüks, güzel yaşamı bırakamadım bir türlü… Ne yapabilirdim? İlk beni aldattığını öğrendiğimde öyle tartıştık ki… Boşanmak istersem beni şirketin avukatları sayesinde dımdızlak ortada bırakmakla tehdit etti. Eski parasız, zibidi günlerime geri mi dönecektim? Mecburen kalmak, her şeyi bile bile yutmak zorunda kaldım.

Artık karısı olmak bir görev, bir iş gibi geliyordu bana… Altına yatıyor, küçük erkekliğiyle işini görmesini bekliyordum bacaklarım açık… Hırıltılarla boşalıp yana devrildiğinde bana bakmasına aldırmadan klitorisimi okşaya okşaya kendimi tatmin ediyordum. Kocamın yanında, aşk yatağımızda ben kıvrıla kıvrıla orgazm olurken o da utanmadan, sikini okşayarak beni izliyordu genelde…

Ben bunları düşünürken kapının zili çaldı. Havluyu göğsüme sarıp kapıya gittim. Semra gelmişti. Kocamın kız kardeşi, görümcem… 22 yaşındaydı. O da abisi gibi zamparanın tekiydi. Küçük yaşına rağmen kırmadığı fındık kalmamıştı. Kısacık boyuyla, seksi giyimi, kıvrımlı vücuduyla yanında hep başka başka erkeklerle görürdüm. Bir tanıştırdığı oğlanı, bir daha göremezdim. Severdim keratayı… Dert ortağımdı. Abisinin yaptıklarını yana yakıla anlatırdım, o da bana sevgililerinden yediği kazıkları anlatır, dertleşirdik.

İçeri aldım, o otururken ben de giyindim. Beraber çıktık, akşama kadar alışveriş yaptık, kafelerde oturduk, gezdik. Akşam yemeğimizi dışarıda, güzel bir restoranda yedikten sonra eve geldik. Soyunup dökündük, geceliklerimizi giyip benim yatak odasında, yatağın üzerinde oturup sohbet etmeye başladık. Yemekte aldığımız birer kadeh şarap kesmemişti, yenisini açtım, ellerimizde kadehlerimizle yatağa serilmiştik.

Son sevgilisini anlatıyordu yana yakıla… Benim aklım kocamın yediği herzelerde, yarım kulakla dinliyordum onu… Bir şey yüzünden kavga mı etmişler, küsmüşler mi, ağlaya ağlaya anlatıp duruyor, kadehleri arka arkaya deviriyordu üzüntüsünden…

“Ne isterse verdim. Ne isterse yaptım. Beyimin canı sevişmek istedi, gece demedim yanına gittim. Paraya sıkışmış, çıkarıp verdim. Ama ufacık bir şey için beni kırıyor, üzüyor, kavga ediyor Aylin… Ben ne yapayım bu adamla?” diye dert yanıyordu. Bu arada dördüncü kadehi doldurdu

“Ayrıl sen de…” diye akıl verdim. “Sırtında yumurta küfesi yok ya? Bırak gitsin. Başkasını bulursun. Bu kadar üzülmene gerek yok ki…”

“Ahhh… Ayrılamam ki yenge…”

“Neden kızım, siktiri çek gitsin, bu kadar basit…”

“Öyle deme… Onsuz yapamam ben…”

“Neden? Ne özelliği var bu zibidinin?”

“Ah yenge… Sorma… Anlattırma bana nelerinin olduğunu…”

“Anlatsana kız… Merak ettirdin beni şimdi…”

“Yaaa… Yatakta müthiş bu herif Aylin… Öyle bir sevişiyor ki, öyle bir doyuruyor ki… Bu kadar sevgili değiştirdim, bunun gibisini görmedim. Sırım gibi… Hele aletini görme… Nah bu kadar… “

Dirseğini kıvırmış, boylu boyunca gösteriyor, kalınlığını anlatırken bileğini işaret ediyordu. Bir anda ilgimi çekmişti konu… Gözümde canlandırmaya çalıştım. Pornolardaki zenciler geldi gözümün önüne… Beyaz sarışınların amına, ağzına girip çıkan, almakta zorluk çektikleri kocaman, kara erkeklik organları… Yutkundum,

“Offf… Hadi yaa… Gerçekten mi?” diyebildim.

“Sana yemin ederim. Akşam başlıyor, nerdeyse sabaha kadar bırakmıyor coştuğu zaman… Canımı çıkarıyor. Üç gün kendime gelemiyorum. Turşu gibi dolaşıyorum ortalıklarda… Ne önüm kalıyor, ne arkam… Darmadağın ediyor…”

“Tamam tamam… Anlatma… Vazgeçtim… Zaten dertli olduğumu, yaralı olduğumu biliyorsun, bir de bunları anlatıyorsun ballandıra ballandıra…”

“Ya, kusura bakma Aylincim… Senin yanında anlatıyorum bunları ama çok dertliyim yaa… Kendi derdimden senin derdini unutmuşum. Abimin seni aç bıraktığını, doyuramadığını… Ne oldu, sana aldığım hediye iş görmüyor mu?”

Bana aldığı vibratörden bahsediyordu. Yine böyle içki alıp dertleştiğimiz bir akşam ona her şeyi anlatmıştım. Abisinin sikinin küçüklüğünü, doyuramadığını, çok seyrek seks yaptığımızı, onun da beş dakikada bittiğini… Kızcağız üzülmüş, ertesi günü elinde bir paketle çıkıp gelmişti.

Paketi merakla açtığımda içinden 25 santimlik, damarlı, kocaman bir titreşimli vibratör çıkmıştı. Kızarıp iade etmek isteyince de paketi bırakıp gitmişti. O günden beri o vibratörle idare etmeye çalışıyordum.

“Vibratör iş görüyor, merak etme…” dedim gülümseyerek… Yalnız gecelerimde içimde titreşen koca aletin verdiği zevk geldi aklıma, uzandığım yerde gerindim. O kasıklarımdaki karıncalanma hissini duydum yine…. Semra da başını eline dayamış, yattığı yerde beni izliyordu. O da gülerek,

“Evet, görüyorum, seni iyi doyuruyor galiba…” dedi hınzırca…

“Ama canlısının yerini tutmaz ki kızım…” dedim sıkıntıyla… “Sadece içime girip çıkıyor. Hani içime girerken beni ezecek erkek? Hani beri sarıp okşayacak kollar? Dilleyecek diller? ”

“Doğru söylüyorsun. Gerçek erkeğin yerini tutar mı hiç? Hele benimkinin… Ahmet’im burada olsaydı şimdi… Sarsaydı, altında ezseydi beni… İçime gömseydi o aletini…”

Dudaklarını büzmüş, yine sevgilisi aklına gelmiş, gözünden pıtır pıtır yaş dökülmeye başlamıştı. Alkolün de verdiği etkiyle ağlıyordu baya… Dayanamadım, uzanıp sarıldım, teselli etmeye çalıştm. Başını kucağıma koydu, hem ağlıyor, hem bacaklarımı okşuyordu. Eline vurdum,

“Yapma canım… Lezbiyenlik huyum yok biliyorsun…” Gözünün yaşıyla güldü,

“Ah, bilsen neler kaçırıyorsun Aylin…” dedi. “Bu güzel vücudunla…”

“Deli kız… Bırak şimdi bunu… Daldan dala atlıyorsun. Gel şu Ahmet’i arayalım, çağır buraya, konuşalım, aranızdaki sorunu çözelim, ne dersin?”

“Gelmez ki… Telefonuma cevap bile vermiyor. Konuşmuyor benimle…”

“Dur sen, ben arayayım. Numaramı bilmiyor, açmamazlık yapmaz.”

“Arama şunu… Götü kalkacak… Bir sürü hakaret etti bana… Tamam, beni siksin diye ölüyorum ama, arayamam.”

“Ver şu telefonunu, karışma gerisine…”

Aradım. Tok bir erkek sesi… Kim olduğumu, neden aradığımı anlattım. Gelmeyeceğini, ısrar etmememi söyledi. Kapattı. Bizimki yine zırlamaya başladı.

“Söylemiştim sana… İstemiyor beni artık…”

Bir şey diyemedim. Birer kadeh daha doldurdum. Yavaş yavaş içtik konuşmadan…

Artık gözlerim kapanmaya başlamıştı ki, birden kapının zili çaldı. Saate baktım, onikiyi geçmiş, bu saatte kim olabilir ki diye düşündüm.

Biraz korku, biraz çekingenlikle kapıya gittim. Gözetleme deliğinden baktığımda kapıda bir adamın durduğunu gördüm. Semra’nın anlattığı kadarıyla bu olsa olsa Ahmet olabilirdi, sevgilisi… Heyecanla kapıyı açtım. Telefondaki tok, erkek sesiyle,

“Merhaba…” dedi.

“Merhaba?” diyerek yanıtladım.

“Ahmet ben… Az önce konuştuk. Semra’yla ilgili… Gelmeyeceğimi söylemiştim ama, dayanamadım, çıkıp geldim.” Elimi uzattım, tokalaştık.

“Memnun oldum. Ben de Aylin…” dedim.

“Biliyorum, Semra çok bahsetti sizden…”

“Gelsene içeriye Ahmet, kapıda durma öyle…”

Sarışın, yakışıklı, uzun boylu, dalyan gibi dedikleri türden bir şeydi. Mavi mavi boncuk gözleri bende, her an üzerime atlayacakmışcasına benim üstümde, içeriye girdi. Tuhafıma gitti bakışları… Neye bakıyor bu adam böyle derken, gözüm aynaya ilişti. Hay Allah… Gecelikle açmıştım kapıyı… Altımda bir külot vardı sadece… Meme uçlarımın siyahlığı, tanga külodum, mini eteğin açıkta bıraktığı bacaklarım… Hepsi meydandaydı. İçeriye seslendim.

“Semra, gelsene buraya…”

Çıktı geldi. O da benimle aynı durumda, geceliğiyle çıkıp gelivermişti öylesine… Ahmet’i görünce gözleri açıldı şaşkınlıktan… Soğuk bir tavırla,

“Hoş geldin Ahmet…” dedi.

Ben hemen yatak odasına koşup üzerime bir sabahlık geçirdim, geldim. Salona girdiğimde onlar hala karşılıklı bakışıyorlardı. Bakışlarıyla anlaştılar herhalde, Semra bir adım atıp sımsıkı sarıldı oğlana… O da karşılık verdi. Ayakta birbirlerine sarıldılar, kaldılar.
Semra’nın minyon yapısının yanında adam dev gibi görünüyordu. Aralarında nerden baksan 50 santim boy farkı vardı. Semra parmak uçlarında yükselerek uzandı, dudakları birleşti. Ahmet de beline sarılarak kendine yapıştırdı kızı, ayakta emişmeye başladılar.

Beni unutmuşlar, kendilerinden geçmişlerdi. Görüşmeyeli epey zaman olmuştu sanırım. Semra’nın göğüsleri adamın göğsünde eziliyor, adamın kocaman elleri belinde, kalçasında dolaşıyordu. Neden sonra ayrıldılar. Ben gülerek,
“Madem bu kadar özlediniz, neden ayrı durdunuz bunca zaman?” dedim. Birbirlerine baktılar, elleri ayrılmamıştı. “Hadi oturun, size bir şeyler getireyim, konuşalım… Ne alırsın Ahmet?”
“Siz bilirsiniz, ne varsa, fark etmez…” deyince büfede duran eski viskiyi alıp birer kadeh doldurdum. Geniş koltuğa yan yana oturan sevgililere uzattım. Karşılarındaki tekli koltuğa geçip oturdum ben de… Onlar hem viskilerini yudumladılar, hem konuştular… Dakikalarca…
Ahmet konuşup tartışmanın hararetiyle viskiyi çabuk çabuk içiyordu. İki, üç, dördüncü kadehi doldurduğumda o da bizimle aynı ayara gelmişti. Semra yatakta içtiğimiz şarabın üzerine ikinci viski kadehini yuvarlamış, sevgilisinin yanında mutluluktan yanakları, gözleri parlıyor, dili şakıyordu. Ahmet’in kolunun altına girmiş, kene gibi yapışmıştı çocuğa…

Arada ben de lafa karışıyor, neşelerine ortak oluyordum. Ahmet’i süzüyordum. Sarı saçlarını uzatmış, yanık teniyle kızılderili gibi duruyordu. Kirli sakalı, tek kulağında parlayan küpesi, üzerindeki kaliteli gömlek kot pantolonla harika görünüyordu.

Semra bir yandan konuşuyor, bir yandan oğlanın tepesine çıkacak gibi sarılıyor, sarmaşıyor, yanaklarını okşuyor, öpüyordu. Ahmet biraz sıkılgan, gözü bende, kulağı Semra’da, onun saldırılarına karşı durmaya çalışıyor gibiydi. En son Semra dudaklarına uzanınca,
“Rahat dur kızım… Azmışsın sen iyice… Baksana, Aylin var…” dedi. Semra umursamadı bile, öpmeyi sürdürdü,
“Yabancı değil o… Halden anlar, merak etme… Seni nasıl özlediğimi, nasıl istediğimi o da biliyor…” dedi. Ahmet kurtulmaya çalışarak,

“İyi de… Bu kadar…” Bu sefer ben söze karıştım. Televizyonun kumandasını alarak bir film açtım,
“Siz bana bakmayın çocuklar, rahatınıza bakın… Yabancı değilim ya… Film izliyorum ben…” dedim.
Avizenin kumandasını alıp ışığı da kıstım iyice… Avizenin loş ışığı ve televizyondan gelen ışık kalmıştı salonda… Ahmet ortamın rahatlığını görünce Semra’nın sarılmalarına karşılık vermeye başlamıştı. Çekingenliği üzerinden atmış, dudaklarıyla kızın dudaklarını örtmüş, kürek gibi elleri vücudunun her tarafında dolaşıyordu.
Parmakları mengene gibi kızın etini kıstırınca Semra’dan “Ayyy…” diye bir inleme duyuluyor, dudak şapırtıları filmden gelen sesleri bastırıyordu. Kendilerinden geçmiş gibiydiler.

Şarap ve viski aşırı rahatlatmıştı sevgilileri… Kendi dünyalarına dalmışlar, beni unutmuşlardı bile… Ahmet’in koca ellerinin Semra’nın geceliğinin üstünden memelerini avuçladığını, nefes almak için dudaklarını araladıklarında birbirinin içine girip çıkan, okşayan dillerini gördüm loş ışıkta…
Semra memeleri avuçlanınca yine inledi… Hamur gibi yoğuruluyordu diri memeleri… İnlememek mümkün mü o avuçların içinde… Sonra o eller aşağıya indi. Geceliğin eteğinin altından külodunu avuçladı.
Ne yapacağımı şaşırmıştım. Televizyona bakıyor ama hiçbir şey görmüyordum. Bütün duyargalarımla yan tarafta sevişenlere kilitlenmiştim. Yan gözle görebildiğim vücutların sarmaşmaları, kıpırdanışları, kısık inlemeler… İçimde, kasıklarımda ateşler yanmaya başladı… Kadınlığımdan sular geliyordu. Çaktırmamaya çalışarak elimi apış arama götürdüm.

Amımın dudakları yanıyor, kaşınıyor, ıslanıyordu. Elimi, parmaklarımı bastırdım üstüne, sus der gibi… Ama ne mümkün… Parmaklarım kasıldı, am dudaklarımı sıktım parmaklarımın arasında… Korkunç zevk alıyordum. İstekle yanıyordum. Bacaklarımı sımsıkı kasıp bırakıyor, am dudaklarımı, klitorisimi eziyordum.
Artık televizyona bakma numarası bile yapamıyordum. Direkt onlara kilitlenmiştim. Sanki canlı porno izliyordum. Sadece üzerlerinde giysiler vardı. Ben olmasam içeride, çoktan onları sıyırıp birbirlerine dalmışlardı, eminim… Ben onlara bakarken Ahmet’in gözlerinin bende olduğunu fark ettim birden…

Bir yandan kucağındaki Semra’nın saçlarını kavramış dudaklarını öpüyor, bir yandan beni izliyordu. Ne yapıyordu bu adam? Neden bana bakıyordu ki? Hoşuma gitmişti beni izlemesi… Elimin hareketlerini kesmedim, kendimi okşamaya devam ettim. Şimdi Ahmet’in bakışları üzerimdeyken onları izlemek daha çok tahrik etmişti beni…

Yavaşça sabahlığımı sıyırdım omuzlarımdan… Geceliğim meydana çıktı. Yakasını parmak uçlarımla araladım. Çıplak memelerim meydana çıktı. Uçları zevkle dikilmişler, sertleşmişlerdi. Koltukta kaykıldım iyice, uzun bacaklarımı araladım. Gözümü Ahmet’ten ayırmıyordum. O da benden… Yaptıklarımı izliyordu… Bir elimi meme ucuma götürürken, diğerini kasıklarıma, bacak arama götürdüm. İçkinin, seks isteğinin verdiği sıcaklık tüm damarlarımda dolaşıyordu.

Kadınlığımın şiştiğini, kanla dolduğunu hissediyordum. Kendimi okşadım uzun uzun… Külodumun içine soktuğum parmaklarım sularımdan ıslanmıştı. Çıkardım, dudaklarıma götürdüm. Ahmet’e göstere göstere yaladım parmaklarımı, tek tek… Gözleri bana sabitlenmişti. Sanki kucağında yatan Semra’yı değil, beni sikmek üzereydi. Eli kızın külodunun içine dalmıştı. Amını kurcalayıp duruyor, parmaklarını sokuyordu içine… Semra boğuk bir sesle,

“Ohhh…” diye inledi. “Aşkım yapma… Beni delirtiyorsun…”

Onun da eli Ahmet’in önünü okşuyor, parmaklarının arasında ovalıyordu. Fermuarını açıp içeriye dalan parmaklar, içerde oynaşıp duruyor, Ahmet’in inlemesine sebep oluyordu.

Anlaşıldı ki, ben burada oldukça bunlar ilerleyemeyecek, öpüşmekle kalacaklardı. Gözlerim Ahmet’te, yerimden zorlukla doğruldum. Sabahlığı koltukta bırakmıştım. Onu ilk geldiğinde karşıladığım vaziyette, mini şeffaf geceliğimle, yüksek topuklu ev terlikleriyle ayakta durup onlara baktım. Şehvetten buğulanmış bir sesle,

“Çocuklar, siz rahat edemiyorsunuz. Ben en iyisi gidip yatayım, siz de rahat rahat sevişin…” dedim. Semra başını çevirip baygın baygın bana baktı. Onun durumu da iyi değildi.

“İyi olur valla Aylincim… Benim dayanacak halim kalmadı… Ah benim anlayışlı yengecim…”

“Abine söylemek yok tabi bunu yaptığımı… İyi geceler size… Uyuyabilirseniz tabi…” dedim gülmeye çalışarak…

Aslında hiç gülecek halim yoktu. Gözüm Ahmet’in bacak arasında fermuarı açık kotunun önünü şişiren kabarıklıktaydı. Ne vardı bunun içinde? Nasıl bir şey vardı ki Semracık onun hasretiyle yanıp tutuşuyor, yokluğundan karalar bağlıyordu? Mutlaka görmeliydim o şeyi…

Çıkmak için arkamı dönerken Ahmet’e baktım tekrar… Gözleriyle bir şey işaret ediyordu sanki… Salondan çıktım. Daha doğrusu çıkar gibi yaptım. Yatak odasının kapısını sesli bir şekilde kapatıp açtım, içeri girmeden tekrar salonun kapısına çöreklendim.

Tam tahmin ettiğim gibiydi… Semra büyük bir açlıkla koltuğun üzerine yatırdığı sevgilisinin üstüne tırmanmış, koala gibi sarmalamıştı. Ahmet yattığı yerden kendini ona bırakmıştı. Semra erkeğin üstünde doğruldu, geceliğini telaşla çıkarıp fırlattı. İçinde sütyen olmadığından bir anda sadece külotla kalıvermişti. Memeleri 22 yaşının verdiği dirilikle dimdik karşıyı gösteriyordu.

Ellerini Ahmet’in göğsüne dayayıp, külotlu kadınlığını kotun önündeki kabarıklığa sürtmeye başladı. Çılgın gibi sürtünüyordu. Telaşlı hareketlerle kalktı, külodunu da çıkardı. Ayakta çırılçıplak duruyordu. Loş ışıkta genç bedeni harika görünüyordu. Eğildi, Ahmet’in üstündeki gömleği çıkardı. Pantolonun kemerini açıp titreyen parmaklarla pantolonu içindeki baksırla beraber sıyırdı yavaş yavaş…

Gözlerimi dört açmış bekliyordum. Fazla beklemedim. Semra’nın yana yakıla anlatıp durduğu haşmetli sik dimdik ortaya çıkmıştı. Upuzun görünüyordu gözüme… Kocamın ufaklıktan sonra gözüme canavar gibi görünmüştü Ahmet’in koca siki…

Offf… Amım sulanıyordu yine… Parmaklarımı daldırıp manzarayı seyretmeye devam ettim. Semra çırılçıplak soyduğu erkeğinin üstüne çıktı yine… Havaya dikili duran sikin üstüne çöktü yavaş yavaş… Adamın dev gövdesi, koca siki üzerinde öyle narin, minicik görünüyordu ki… O koca erkekliği alıp alamayacağını merak ettim bir an… Sonra alabiliyor ki sevişip duruyorlar dedim kendi kendime…

Semra eğildi, sikin kafasını tutup amına dayadı. Yavaş yavaş inmeye başladı. Dudaklarını ısırıyordu. Ahmet aşağıdan belini tuttu, o da bastırarak yardımcı olmaya çalışıyordu. Yavaş yavaş indirdiği kalçaları sikin dibine vardığında derin bir

”Ohhh…” çekti Semra… Durdu, fısıltıyla, ”Yavaş aşkım… Bekle biraz… Alışsın…” dedi.

Ahmet’in umursadığı yoktu. Ellerini başının altında kenetlemiş, sevgilisinin yaptıklarını izliyordu. Semra’nın gözleri kapalı, içindeki sikin büyüklüğünü hazmetmeye çalışıyor, yavaş yavaş kalçalarını oynatıyordu. Ahmet başını yana çevirdi, sanki benim orada olduğumu biliyordu.

Kapının arkasından çıkıp kendimi gösterdim ona… Gözlerimiz birleşti. Ben de gözlerimi ayırmadan altımdaki ıslak külodu indirdim, bacaklarımdan sıyırıp çıkardım. Geceliğimi çıkarsam mı diye düşündüm, vazgeçtim. Eteğini kaldırıp belime kadar sıvadım. Diğer elimi amıma götürüp avuçladım. Ohhhh… Önümde canlı porno oynuyor, ben de kendimi tatmin ediyordum.

Semra oturup kalkmaya başladı sikin üstünde… Zorlukla yapıyordu bunu.. Ahmet’in koca siki daracık amcığını yara yara içine giriyor, kayboluyor, sonra tekrar yavaş yavaş meydana çıkıyordu. Bir kaç kere tekrarladıktan sonra kasılmaya başladı. Anlaşılan çok özlemişti sikilmeyi…

Hemen orgazm oluvermişti. Kasılmaları bitene kadar zıpladı Ahmet’in sikinin üstünde… Amından akan sular girişi rahatlatmıştı herhalde… Daha kolay inip kalkıyordu şimdi…

Nefes nefese kalmıştı… Durdu, kalkıp siki içinden çıkardı. Koltuğa serilip kaldı… Ahmet biraz dinlenmesine izin verdi. Sonra kalkıp Semra’nın bacaklarını ayırdı, arasına girdi. Semra ses çıkarmadan onu izliyordu. Başına geleceklere itiraz etme hakkı yoktu sanırım…

Ahmet uzun sikini belinden tutup Semra’nın ıslak am dudaklarına, klitorisine sikinin boylu boyunca sürttü bir süre… Islanan sikinin başı ışıkta pırıl pırıl parlıyordu. Ohhh… Harika görünüyordu.

O klitorisine sert aleti sürttükçe Semra inim inim inliyordu. Kaygan sik delirtiyordu onu… Dudaklarını ısırıyordu zevkten… Sonra bir anda tutup önünde sabırsızlıkla bekleyen istekli amcığın içine batırıverdi aletini… Semra kıvrandı,

“Ahhh…Yavaşş aşkım…” dedi acıyla…

“Sus orospu… İstediğin bu değil miydi? İşte veriyorum istediğini sana… Sesini çıkarma… Seni evire çevire sikicem bu gece…”

Gidip gelmeye başladı hoyratça… Semra artık çekinmeyi bırakmış, içine girip çıkan yarağın verdiği zevk ve acıyla inliyordu. Yine kasıldı, orgazm oldu. Ahmet içine girip çıktıkça içinden sular fışkırıyordu sanki… Durmuyordu adam… Boşalmaya niyeti yok gibiydi… Sürekli bacaklarının arasında gidip geliyordu. Semra’nın bir bacağını kaldırdı, boynuna dayadı. İkiye ayrılan bacakların arasına istediği gibi yerleşip pompalamaya devam etti. Semra’nın inlemekten sesi kısılmıştı artık…

Ahmet bu kez belinden tutup ayağa kalktı. Semra’nın minyon gövdesi sikinin üstünde asılı gibi duruyordu. Kalçalarından tutup ayakta hoplatmaya başladı. Semra düşmemek için boynuna sımsıkı sarılmış, içine yarak girip çıktıkça inliyordu.

“Aahhh… Yeter… Yeter artık… Acı bana… Dayanamıyorum…”

Ben elim amımda bu inanılmaz sahneyi izliyordum. Ahmet ayakta görümcemi hoplata hoplata sikiyor, yüzü kapıya dönük vaziyette, gözlerini benden ayırmıyordu. Ben de ona göstere göstere amımı okşuyor, parmaklarımı içime sokuyordum.

Bu kez döndü, Semra’yı sikinden indirip koltuğun üstüne bıraktı yavaşça… Semra bir oh çekmişti. Baygın vaziyetteydi… Ama Ahmet dinlenmesine izin vermedi. Belinden tutup çevirdi, sert hareketlerle kızı dizlerinin üzerinde domalttı. Islak sikinin başını göt deliğine sürtmeye başladı. Semra çırpınıyordu artık,

“Lütfen aşkım… Yalvarıyorum… Dayanamam artık… Ölmek üzereyim… Yeter… Yeter…”

“Artık istemiyor musun beni tatlım?” diye sordu Ahmet… “Seni sikmemi istemiyor musun? Az önce amıma geçir diye yalvarıyordun… Şimdi sikme diyorsun…”

“İçim çok acıyor aşkım… Hiç olmazsa ara verelim… Lütfen…”

“İstersen içerde Aylin var… Çağıralım mı onu? Sana yardım etsin ister misin? Ne dersin?” Bunu söylerken bana bakıyordu yine…

“Gelmez ki… Sana anlattım… Abim doyuramıyor onu… Senin onda biri kadar sikse yeter ona… Ama gelmez…” Ahmet bana baktı,

“Ya gelirse? Ya onun da canı isterse?”

“Ohhh… Ne istersen yap hayatım… Yeter ki biraz dinleneyim ben… Öldürdün beni… Onu da sik… Biraz mutlu olsun yengem de… O da tadına baksın senin güzel sikinin… Bayram yapsın o da… Ama gelmez…”

Gözümün içine baktı Ahmet… Şehvet vaat eden deli bakışları beni çağırıyordu. Elimi apış aramdan çekip sarsak adımlarla salona girdim. Hipnotize olmuş gibiydim. Gözlerimi Ahmet’in güzel maviş gözlerinden alamıyordum bir türlü… Yaklaştım.

Semra domalmış vaziyette, arkadan amına giren koca yarakla baş etmeye çalışıyordu. Ahmet’in kalçaları ileri geri gidiyor, yavaş hareketlerle sikmeye devam ediyordu. Elimi uzatıp onun gergin, kaslı kalçalarına değdirdim. Ateş gibi yanıyordu. Okşadım.
Ahmet bir eliyle geceliğimin eteğini tutup kaldırdı. Çıkarmamı istiyordu sanırım… Ben de tutup çıkardım geceliği… Şimdi ben de onlar gibi çırılçıplaktım. Arkadan yanaştım, Ahmet’in vücuduna sarıldım. Ahmet Semra’nın kalçalarıyla benim aramda kalmıştı şimdi…
Öne gittikçe Semra’nın amına giriyor, kalçalarına kasıkları çarpıyor, amından çıkarıp geri gelince benim kasıklarıma çarpıyordu. Ahmet başını çevirip dudaklarını uzattı. Ben de parmak uçlarımda yükselip öptüm dudaklarını… Dilimi gezdirdim… Uzun uzun öpüştük… Dili dilimi okşuyor, delirtiyordu beni… Uzun sarı saçlarını okşadım öpüşürken…
Sonra öpüşmeyi bıraktı. Semra’ya dönüp belinden kavradı. Kızı sikini hiç çıkarmadan belinden tutup kaldırdı, koltuğa oturdu, arkasına yaslandı. Semra kucağında, sırtı dönük bir şekilde sikinin üstünde oturuyordu.
İşte o anda gördü beni… Gözleri şaşkınlıkla açıldı… Ben de onlar gibi çırılçıplak, aynı odanın içindeydik. Gülümsedim. O da bana gülümsedi. Gözlerimizle aramızda anlaşmıştık… Bu güzel siki, sikin sahibini aramızda paylaşacaktık. Onun yükünü hafifletecektim ben…
Semra’nın lezbiyen ilişkiler konusunda söyledikleri geldi aklıma… Önlerinde diz çöktüm. Ahmet’in akan zevk sularıyla parlayan siki bir görünüp bir kayboluyordu gözümün önünde, damarlarını yakından görebiliyordum.
Semra bir yandan inip kalkıyor, bir yandan gözünü benden ayırmadan merakla ne yapacağıma bakıyordu. Elimi uzattım, durmaksızın hareket halindeki tüysüz amına parmaklarımı değdirdim. Durakladı. Bekliyordu. Kabarmış, parmak gibi sertleşmiş klitorisini okşadım. Zıpkın yemiş gibi irkildi zevkten,
“Ohhh…. Çok güzel…” diye inledi.
Arkasını bekliyordu şimdi… Bir süre okşadım klitorisini, sonra eğildim, dilimin ucunu tam o sertleşmiş klitorisine değdirdim. İnlemeler devam ediyordu. İçindeki koca yarağın verdiği zevk, klitorisinden yayılan zevkle birleşiyor, inlettiriyordu kızı… İlk defa yapıyordum bunu, ilk lezbiyen ilişkimi yaşamak üzereydim. Bir hemcinsimin organını ellemek, ona zevk vermek, dilimin ucunda sıvılarının tadını almak içimi bir hoş yapmıştı.
İkisi de hareket etmeyi bırakmıştı. Ahmet kucağında minicik kalan Semra’nın omuzundan bakıyordu yaptıklarıma… Dilimi boylu boyunca gezdirdim Semra’nın amında… Altta Ahmet’in sikine geldim, uzun sikin yarısı dışarıda kalmıştı. Dilimle gezintiye devam ettim. Aşağıya indim, yumruk gibi aşağı sarkan torbalarında gezdirdim dilimin ucunu…

Sonra aynı şekilde, aynı yolu izleyerek yukarıya çıktım. Torbaları, damarlı siki, Semra’nın şişmiş am dudaklarını, klitorisini yaladım. Hangisini yalasam ondan bir “Ahhh” inlemesi duyuyordum. Elimi apış arama götürdüm, bir yandan yalıyor, bir yandan kendimi parmaklıyordum. Sonra dudaklarımı klitorise gömdüm iyice… Emmeye başladım. Somura somura emiyordum. Semra feryat etmeye başlamıştı…

“Offf… Aylin… Ne yapıyorsun bana… Çok güzel… Yala… Yala…” diye inliyor, Ahmet’in kucağında, sikinin üstünde kıvranıyordu. Ahmet de bir eliyle saçlarından kavramış, dudaklarını emiyor, diğer eliyle memesinin birini avuçlamış eziyordu.

Her zevk noktasından kuşatılan Semra daha fazla dayanamadı. Yine kasılmaya, orgazm olmaya başladı. Dakikalarca yılan gibi kıvrandı. Sonunda bitti… Hareketsiz kaldı. Ahmet kaldırıp yan tarafa yatırdı kızı… Baygın gibi yatıyordu. Parmağını kıpırdatamıyordu, bitmişti.
Ahmet bitmemişti ama… Kızı defalarca boşaltmasına rağmen kendisi hala boşalmamıştı. Bana dönerek o sikici erkek sesiyle,
”Ne dersin? Sen de ister misin bunu?” diye sordu.
Eliyle Semra’nın içinden çıkan ıslak sikini kavramış, bana gösteriyordu.Yutkunup kaldım, bir şey diyemedim. Gözlerim elindeki harika şeye kilitlenmişti. Öyle güzel görünüyordu ki… Yumruk gibi başı vardı. Gövdesinin her tarafında damarları kabarmış, altında koca torbalarla abide gibiydi. Dizlerimin üstünde donup kalmıştım.
Semra yanımızda bizi izliyordu. Eli amındaydı. Yorgun sesiyle lafa karıştı,

“İster tabi aşkım… İstemez olur mu? Hele tadını bir alsın, her zaman ister…” Ahmet güldü bunu duyunca… Sonra bana,
“Dokunmak ister misin? Çekinme… Elini uzat…”

Dediğini yaptım. Rüyadaymış gibi elimi uzattım. Dokundum. Parmaklarımın ucunda kıvılcım çaktı sanki… Geri çektim elimi… Sonra yine uzattım. Gülümseyerek beni izliyordu. Bu kez parmaklarımla gövdesini tuttum, ince narin parmaklarımın arasında bileğim kalınlığında duran aleti hayranlıkla seyrettim.

“Okşasana biraz… İçerden çıktı, kendini öksüz hissediyor zavallı…” Okşadım. Parmaklarımı o kadifemsi sertliğin üzerinde gezdirdim. Heyecandan dudaklarımın kuruduğunu hissediyordum. Dilimin ucuyla yaladım dudaklarımı…

”Ohhh… O dilini gösterme bana… Deli ediyorsun beni… Güzelliğin, seksiliğin deli ediyor…” diyerek eğildi, hırsla saçımdan tutarak kendine çekti, dudaklarıma yapıştı. Somurmaya başladı. Dilini ağzımın içine kaydırmış, dudakları dudaklarımı ezerken, dili de dilimi okşuyordu içeride… Öyle güzel öpüyordu ki… Başım dönüyordu. Dakikalarca öpüştük.

Sonra hırsla dudaklarını kopardı benden… Şaşkın şaşkın bakıyordum. Aynı hırsla başımı tuttu, kucağına eğdi, kendini geriye attı… Anlamıştım ne istediğim… Burnumun ucunda duruyordu güzel siki… Başını öptüm önce… Dudaklarımı gezdirdim şapkasının kenarlarında… Elimle tutmuştum, elimin içinde damarlarındaki kanın akışını hissediyordum sanki…

“Güzell… Şimdi de biraz yalar mısın lütfen…?” dedi boğuklaşan sesiyle…

hearts;…Mutsuz Orospu..e

İkiletmedim. Dilimi çıkarıp gezintime dilimle devam ettim. Dilim kurudukça yalanıyor, ıslatıp devam ediyordum.

“Tükür lütfen, ıslansın…” dedi. Tükürdüm ben de… Ne bileyim, kocamda böyle şeyler yaşamamıştım ki hiç… Elimle tükürüğümü yaydım sikinin teninde… Kayganlaşan avucumla okşadım, dilimle yaladım, tekrar ıslattım… Şapkasını, gövdesini, her yerini…

“Şimdi torbalarımı…” talimatı geldi.
Aşağıya indim. Dilimi torbalarının hassas derisinde değdirdiğimde inledi. Burnuma ter, sperm kokuları geliyor, bu beni daha da azdırıyor, yaladıkça yalamak istiyordum. Ama izin vermedi. Saçımı tutup geriye çekti başımı… Islanmış ağzımla yüzüne baktım, bekliyordum.

Tekrar doğrulup oturduğu yerde kendine çekti, tekrar öptü beni… Islak dudaklarımı öpüyor, yalıyordu. Belimden tutup benimle beraber aşağıya kaydı, sırtüstü yatırdı… Halının üzerine boylu boyunca uzattı, kendisi de bacaklarımı ikiye ayırıp üzerime abandı.

Bacaklarımın arasında durup bir süre beni seyretti. Heyecan içinde bekliyordum. Fazla bekletmedi. Eğildi. Dudakları dudaklarıma değdiğinde, sikinin başı da apış arama girmiş, amıma baskı yapmaya başlamıştı. Dayanamadım, sımsıkı sarıldım boynuna… Kalçalarını indirip sikini bastırdı, giremedi. Bu kez bir elini aramıza sokup sikini tuttu, hedefine nişanlayıp bastırmaya çalıştı. Zorlanıyordu. Tüm ıslaklığıma rağmen koca siki, benim az kullanılmış, narin amıma girmekte zorluk çekiyordu. İnledim,

“Ihhhh… Yavaş… N’olur… Organın çok büyük… Alışkın değilim…”

“Merak etme canım…” dedi. “Alıştıra alıştıra yaparım. Fazla zorlamamaya çalışırım.”

Dediği gibi yaptı. Yavaş yavaş, ileri geri, ileri geri yapa yapa, sikini am sularımda ıslatıp kayganlaştırarak ilerledi, ilerledi… Sanki amıma bir kol giriyor gibiydi, dudaklarının, içimde vajina duvarlarımın zorlandığını, gerildiğini hissediyordum. Zevk mi? Evet, ama duyduğum acı daha fazlaydı sanki…
Dibime kadar girdi… İçimde yumruk gibi başın kalınlığını hissediyordum. Biraz bekledi, sonra birden kendini olduğu gibi üzerime bıraktı.

“Ihhhh…” diye inledim. Nefes almaya çalıştım. Yapılı erkek gövdesinin altında eziliyordum. Uzun sikinin henüz dışarıda kalan son birkaç santimini de dibime kadar gömmüştü bu hareketiyle…Artık amım yırtılacak, balon gibi patlayacak sanıyordum. Elimi araya sokup göğsüne dayadım, itmeye, kaldırmaya çalıştım. Nefes nefese,
“Offf… Ahmet… Lütfen kalk… Üstümden kalk… Nefes alamıyorum… Sikin içimi yakıyor, yırtılacak gibiyim…”
“Rahat bırak kendini güzelim… Şimdi geçecek… Amcığın alışır şimdi, merak etme…” diyerek beni dudaklarımdan, yanaklarımdan öpüyor, rahatlatmaya çalışıyordu.
Kendini yukarı çekti, üzerimdeki ağırlık, içimden bir ploff sesiyle aniden çıkan sikinin baskısı kaybolunca gerçekten biraz rahatlamıştım. İçimi yakan ateş gibi erkeklik organı içimden çıktığında bir serinlik hissettim… Ürperdim. Sonra o serinlik yerini tekrar ateşe bıraktı.
Başımı kaldırıp baktığımda Semra’nın başını kasıklarımın üstünde gördüm. Diliyle am dudaklarımı yalıyordu, yavrusunu yalayan bir anne köpek gibi özenle… Ahmet yanımızda yanlamasına uzanmış, elinde tuttuğu sikini sıvazlayarak ilgiyle Semra’nın oral yapışını izliyordu.
Kendimi, salonun loş ışıklı ortamında, küçük pipili kocamın hayli geniş porno arşivinden bir film sahnesinde gibi görüyordum. Ben, seksi görümcem ve koca yaraklı sevgilisi… Sanki satanist bir grup seks ayinindeymişiz gibi…
Ben, bakire kurban gibi ortalarında yatmışım, rahibe kadınlığımı okşayıp yalayarak beni Efendimizin kutsal asası ile sikişine hazırlıyor… Efendimiz, az sonra amıma sokacağı kalın, damarlı, kutsal asası elinde, sabırsızlıkla rahibenin işini bitirmesini bekliyor. Ve rahibe de işini iyi yapıyor doğrusu… Dili amımda gezindikçe, klitorisime dokundukça, elektrik vermişçesine minik titremelerle kendimden geçiyorum…
Parmaklarını içinden sular akan amıma sokarak ileri geri yapıyor. Önce biri… Sonra ikincisi… Sokup çıkarıyor… Aynı anda dili parmaklarının etrafında, amımda tavaf yapıyor. Klitorisimi okşayan dil, aşağıya iniyor, am dudaklarımı yalıyor, daha aşağıya, arka deliğime kadar okşaya okşaya tüm kasık bölgemde geziniyor. İnliyorum, dayanılacak gibi değil, parmaklarımla halının tüylerine asılıyorum…
“Ahhh… Çok güzel… Harika…”
Korkunç bir zevk dalgası yükseliyor kasıklarımdan tüm vücuduma… Kalçalarımla beraber düz karnım, göğüslerim dalgalanıyor, kasılıyor, gözlerim kararıyor… Orgazm oluyorum… Dakikalarca… Ama Semra durmuyor, yalamaya devam ediyor…
“Yeter… Yeter artık… Dayanamıyorum… Bırak lütfen…” diyorum. Neden sonra bırakıyor amımı yalamayı… Başını kaldırıyor kasıp yalamasına engel olmaya çalıştığım bacaklarımın arasından… Etli dudakları am sularımla pırıl pırıl, saç baş dağılmış… Gülümsüyor bana… Ahmet’e dönüyor,
“Gel canım… Artık hazır…” diyor. “Şimdi girebilirsin…”
Ahmet bekletmeden kalkıyor, dizlerinin üstünde tekrar bacaklarımın arasına giriyor, siki kocaman başıyla dimdik, amıma kilitlenmiş…
“Dur bi dakka…” dedi Semra… Elini uzatıp Ahmet’in sikini kavradı. Tutup ağzına soktu aleti… Bol bol tükürükle karışık emdi, yaladı… Boğazına kadar sokuyor, sonra dışarıya çıkarıp ne durumda olduğuna bakıyor, sonra tekrar sokuyordu ağzına… Ahmet inleyerek,
“Yeter artık fahişe…” dedi. “Böyle boşalmak istemiyorum, bırak şunu…”
Semra, ağzında iyice ıslattığı siki, az önce içinden sular fışkıran amımın dudakları arasına getirdi. Bana,
“Merak etme canım…” dedi. “Kontrol bende… Canının yanmasına izin vermem. Sonuna kadar sokturmam…”
İçimden gülmek geldi ama amıma girecek yarrağın heyecanı gülmeme engel oldu. Böyle bir fıkra mı vardı ne? Gerdek gecesi, kızını yarmasın diye damadının yarrağını eliyle tutan kaynanayla ilgili? Ama Ahmet kalçasını hareket ettirip sikinin başını amıma sokuverdiğinde hepsi uçtu gitti aklımdan… Dirseğimin üzerinde doğrulmuş, Ahmet’in koca sikinin içimde batan gemi gibi kayboluşunu izliyordum dudaklarımı ısırarak…
Az önceki orgazmımın etkisiyle herhalde, fazla canım yanmıyordu bu kez… Önce yumruk gibi baş kayboldu tamamen… Sonra damarlı gövde ağır ağır içimde batmaya başladı… Başımı iki yana sallayarak,
“Ihhhh…” diye inledim. Amımı yarıyordu hayvansı alet… Semra tüm dikkatini elinde tuttuğu aletin içime girişine vermiş,
“Şşşş…” dedi. “Az kaldı Aylin… Sık dişini canım…”
Dediği gibi az sonra Semra’nın yarağı tutan eli kasıklarıma dayandı, kaldı. Ahmet itmesine rağmen daha fazla girmiyordu yarak… Sonra inip kalkmaya başladı üstümde… Ağır ağır… Acı kaybolmuştu şimdi… Katıksız zevk vardı artık… Semra’nın elinin izin verdiğince içime giriyor, sonra başına kadar geri çıkıyordu.
Hızını arttırdı. Nefes alamıyordum zevkten.. İçime girip çıkan erkeklik organı, bir şehvet dalgasından diğerine koşturuyordu beni… Ahmet ellerinin üzerinde spor salonunda şınav çekercesine rahat ve o oranda tempolu hareketlerle inip kalkıyordu. Bunu yaparken gözleri gözlerimdeydi. Semra’ya,
“Bırak artık yarrağımı…” diye hırladı. “Boşalmak üzereyim…”
Semra elini bırakıp üzerime geldi, dudaklarıma yumuldu. İyi ki öyle yapmış. Ahmet’in yarağını boylu boyunca amıma gömmesiyle, benim o anda duyduğum acı ve zevkle gırtlağımdan kopup gelen feryat, Semra’nın ağzında boğuldu gitti… Ağzımı dudaklarıyla kapatan Semra’nın ağzının içinde zevkten bağırıyordum artık… Burnumdan nefes almaya çalışıyor, başaramayınca göğüslerim şiddetle inip kalkıyordu.
Bu arada Ahmet, inip kalkan memelerimi kürek elleriyle avuçlamış yoğuruyordu. Kalçalarının hareketi iyice hızlanmış, kasıkları şiddetle kasıklarıma çarpıyor, amıma yarağını dipledikçe o elim büyüklüğündeki yumurtaları ıslanmış arka deliğime vurup duruyordu.
Kendimi ölecek gibi hissediyordum. Vücudumun her zevk noktasından beynime gelen sinyaller artık birbirine karışmıştı. Ahmet’in sikinin pompalayıp durduğu amımdan, taşaklarının çarptığı arka deliğimden, hoyratça avuçlanan memelerimden, Semra’nın kemirdiği dudaklarımdan…
Bütün sikişimiz boyunca orgazm yaşadım sanki… Küçük ölüm… Zevkten kendimi kaybettim bir süre sonra… Ahmet’in kasılmaları, içime fışkıran döllerinin rahmimin en derinlerini yakan ateşi… Her şey etrafımda dans etmeye başladı… Ahmet… Semra…
Gözlerim karardı… Bayılmışım…


View the original article here

İlk Kızlığımı Verişim

26 yasında ısmım irem bundan 6 ay öncesine kadar bakire biriydim canımda istemiyordu sikişmeyi ama bir gün Nusreti calıştıgım büroda tanıdım ve o benle ilgilenmiye başladı,

Bir gün beni gezmeye davet etti ve kabul ettim.2 gün sonra gezmek icin cıktık cay yemek vs aksam olmaya yakın evime davet ettim.Eve gecerken rakı alırmısın diye sordu bende senin aklında başka şeymi var dedim evet dedi.O zaman tamam dedim.Yıyeceklerımızı aldık ve eve gıttık.İkimizde duş almaya karar verdik ve beni banyo yaptırmasını istedim,banyoya ilk ben girdim oda geldi beni o halimle gördügünde kalbi duracaktı.Kuvetin icine oturttu beni keseyi eline aldı her tarafımı güzelce sabunlamaya başladı ve ben den o an kılolarca su aktı,kendimden gectim ve tekrar suyla sabunları akıttı *mcıgımı yalamaya başladıki anlatılmayacak derecede haz alıyordum.bende yavaş yavaş onu soymaya başladım.Boksını cıkarttıgımda y*ragını gördüm hemen*mcıgıma sokasım geldi.

Ama sakın sakın dedi bende *mcıgımı daha cok yalamasını istedim yıne yumuldu ve amcıgımda hafifden tüylüydü kılları dişleriyle tuttukca ıcım gidiyordu.Y*ragını *mcıgıma dayadı ve cok büyük oldugu icin almakta zorlanıyordum ilk denemesi canımı acıttı ama sokmasını istiyordum ve tekrar yalamaya başladı icim gidiyordu *mcıgımın suları yine coşarak akıyordu ikinci denemeyi yaptı yine bencekildim cünkü acı coktu.Banyodan alıp kucagına yatakgıma götürdü bacaklarımı iyice acıp yalamaya başladı altında inliyordum hertarafımı ylamaya devam etti icimden tak sokmasını istemek gectiki y*ragını delige getirip itirmeye başladı canım yanıyordu ama icine girmesnide cok istiyordum cünkü kızlıgımı o gün ona verecektim.

Çok arzuluyordum.Kafası girdigidecanım yine yandı ittirmeye başladım ama kurtuluşum yoktu ben acı ve zevkle birlikte kıvranırken *mcıgımı tamamen bir anda dagıtı verdi cok şükür dedim bir iki gitti geldi cıkarda bir nefes alayım dedim ve cıkardı ki y*ragının başı kan olmuştu ve tekrar kanlı haliyle amcıgımı yalamaya başladı dünyalar benim olmuştı *mcıgım yırtılmış ve zevk alıyordum o hala yalıyordu ve tekrar sok dedim tekrar soktugunda acı vardı ama o kadar deyildi artık iyice kökledi bende zevkin dorugundaydım.

Beni üste cıkardı inanılmayacak derecede zevk alıyordum *mcıgımın dudaklarını hissetmiyordum 7 defa deşarj odum sanki ucuyordum icine akıtma sakın diyordum ama damarlar iyice belirdi ve hamile kalmanı istiyorum dedi evlideyiliz dedim evleniriz ve seni mutlu ederim dedi o zaman bildigin gibi yap dedim üstte bir daha zevke geldim ve altına aldı öyle bi s*kiyoduki anlatamam aldıgım zevkin derecesini altada tam kızlık verişimin zevkini aldırdı en son *mcıgıma öyle bir sıcacık akıttıkı kemiklerime kadar haz aldım.Tabiki hamile kalmışım ve evlendik şimdi bir kızımız var cok mutluyuz her zamanda ilkinki gibi eşim s*kiyor beni darısı sizlere.


View the original article here

Kocamı Pazarlamacıyla Aldattım

Merhaba adım Bergüzar, 4 yıllık evliyim bir çocuğum var.. Eşim Ferhat ile görücü usulüyle evlendik.. Ailem dini bütün bir aile oldukları gerekçesiyle beni Ferhat’a layık görmüşlerdi..

Kocamın ilgisi azalmıştı Eşimle ailesinin sahip olduğu binada oturuyorduk.. Tek başıma sokağa asla çıkamıyordum, çarşıya pazara ya kaynanamla, ya da eltimle gidebiliyordum.. Kocam çocuğumuz olduktan sonra bana karşı ilgisizleşmeye başlamıştı.. Çünkü doğum sırasında biraz kilo almıştım.. Eşim, Türkiye’nin her yerine ürünler gönderen bir firmada dağıtımcı olarak çalışıyordu.. Bazen 1 hafta bazen 10 gün gelmediği oluyordu.. Gelince de hiç özlemiş gibi durmuyor, sanki benimle zoraki ilişkiye giriyordu.. Yine eşimin böyle uzun seyahatları sırasında kapımızı bir pazarlamacı çaldı.. Pazarlamacı tencere- tava, elektrikli ev aletleri satan 25 yaşlarında yakışıklı bir gençti..

Hava soğuk olduğu için kapının önünde konuşmayarak içeri davet ettim..

Fatih isimli pazarlamacı genç benim konuşmama fırsat vermiyor, ne bulursa satmaya çalışıyordu.. Taksitler de uygun olunca bir kaç sipariş verdim.. Bu arada kendisinde zayıflama ile ilgili bir alet olup olmadığını sorunca Fatih, şöyle bir beni süzüp “Eşiniz için mi alacaksınız çünkü sizin ihtiyacınız yok” deyince çok hoşuma gitti ama kendime istediğimi, fazla kilolarım olduğunu söyledim.. Beni çok etkiledi Pazarlamacı, adeta neye ihtiyacım olduğunu biliyor gibi, bana iltifatlar yağdırmaya devam ederek şimdi elinde olmadığını daha sonraki gelişinde getireceğini söyleyerek gitti.. Fatih’in söylediklerinin çok etkisinde kalmıştım, yatak odasına geçip aynanın karşısında soyunup kendimi izlemeye başladım.. Aslında karın bölgemde biraz kilo vardı ama diğer bölgelerim benim de hoşuma gitti.. Bir kaç gün sonra Fatih yine geldi ve bir katolog getirerek oradan istediğim aleti seçebileceğimi söyledi..

Karın bölgesini incelten bir zayıflama aleti vardı ama biraz pahalıydı..

Fatih, ne yaptı etti o aletin taksitlerini azaltarak bana sattı ve ertesi gün aleti getireceğini söyleyerek gitti.. Bu çocuktan çok hoşlanmıştım, bütün gün ve gece onu düşündüm.. Ertesi gün pazarlamacım aleti getirdi.. İçeri davet edip ve nasıl kullanacağımı göstermesini istedim.. Fatih içeri geçip aleti kurdu ve ilk önce kendisi deneyerek nasıl kullanılacağını bana öğretmeye başladı.. Daha sonra ben aleti denemeye başladım.. Yakışıklı pazarlamacım, bana yardımcı olmaya çalışırken aletin faydalarını anlatıyor, ellerini karnımda ve sırtımda gezdirerek nerelerimin çabuk zayıflayacağını gösteriyordu.. O anda tahrik olmaya başlamıştım.. Gözlerimi Fatih’in gözlerine dikmiş, ellerini bedenimden hiç çekmesin istiyordum.. Fatih’te durumu çakmıştı, artık elleri okşar gibi vücudumda gezmeye başlamıştı.. Tepki vermediğimi görünce ellerini karın bölgemden yukarı göğüslerime getirmeye başladı..

Ellerini tutup göğüslerimin üzerine koydum, “Bunlar da biraz büyük mü” diyerek sordum.. Fatih’in gözbebekleri büyümüş nefes alıp vermesi sıklaşmıştı.. Elbisemin düğmelerini çözüp göğüslerimi ortaya çıkardı ve “Hayır tam istediğim gibi” diyerek bir anda öpmeye yalamaya başladı.. Saatlerce sevişiyorduk Yerde sevişmeye başladık, bir erkek tarafından beğenilmek arzulanmak çok hoşuma gitmişti.. Sevişmemiz fazla uzun sürmedi ikimiz de rahatlamıştık.. Genç pazarlamacı ile ilişkimiz bir süre daha devam etti.. Kocam uzun seyahatlere gittiğinde eve çağırıyordum, o da bir şey satacakmış gibi geliyordu ve saatlerce sevişiyorduk.. Ancak bir gün eltim Fatih’i evde görünce durumdan şüphelendi.. Ama kimseye bir şey söylemedi, çünkü o da bu aileden nefret ediyor çocukları için evliliğe katlanıyordu..

Bir daha Fatih’i eve alamadım, zaten taksitleri almaya yaşlı bir adam gelmeye başlamıştı.. Eltim zaman zaman “o çocukla birlikte oldun mu?” şeklinde sorular sorsa da ben hep inkar ettim..


View the original article here

Karimi Travestiye Siktirdim

O gecenin sabahı Pazardı, sabah yataktan kalktık. Karıma, “Hadi hazırlan kahvaltı yapmaya gidelim.” dedim. Karım da, “Tamam, 5 dakikaya hazırım.” dedi. Evden çıkıp arabamıza binip daha önce gittiğimiz mekanlardan birine gittik. Kahvaltıdan sonra Türk Kahvelerimizi içerken, “Bunu bana neden yaptın? Ben sana yetmiyormuydum?” diye sordum. Karım da sanki bu soruyu bekliyormuş gibi, “Neden yaptım, inan ki bilmiyorum! Gerçekten herhangi bir açıklaması yok!” dedi. Ben de, “Zannedersem bu ilk değil, acaba boynuzlarım gökyüzüne ulaştı mı?” diye sordum. Karım, “Bak Engin, seni çok sevdiğimi asla unutma! Yaşadıklarım belki de sadece heyecan duymak içindi!” deyince, “Peki!” deyip, hesabı istedim ve kalktık. Hiç konuşmadan biraz dolaştık, sonra da eve gittik. Bu olaydan sonra artık karım eve iş getirmiyor, evdeki bilgisayarı kullanmıyordu. Seks hayatımızda da bir duraklama dönemi başlamıştı.Bir akşam arkadaşlarımla içki içmeye gidecektim. Karım beni beklemesin diye haber vermek için telefonla arayıp, “Bu akşam biraz gecikebilirim.” dedim. Karım da, “Tamam, gece gelecekmisin?” diye sordu. Ben de, “Ben senin gibi değilim, ablama gidiyorum diye başkalarının kollarında sabahlamıyorum!” dedim ve telefonu kapadım. O gece arkadaşlarımla, içim buruk bir vaziyette oturup, içip eğlenmeye çalıştım. Gece saat 2’de eve gitmek için kalktım. Fakat eve gitmek istemiyordum, Kadıköyden Bostancıya doğru gidiyordum. Yolda Travestileri gördüm. Beni birşey dürttü ve geriye dönüp Travestilerden birini almak istedim. Bu güne kadar hiç böyle birşey yapmamıştım. Adının Buse olduğunu söyleyen bir Travestiyi arabama aldım. Biraz sohbet ettikten sonra, Travestinin evinin yolunu tuttuk. Eve girince bira içerek sohbete devam ettik. İçimdeki dürtüye engel olamıyordum. Bir an telefonumun çalmasıyla irkildim. Arayan arkadaşımdı, Küçük bir kaza yaptıklarını, fakat iyi olduklarını söyledi. Ben de merakımı yenemedim, Travestiden özür dileyip, anlaştığımız parayı verdim, gitmem gerektiğini söyledim. O da anlayışla karşıladı ve numarasını verip, “Beni ara, bende alacağın var!” diyerek beni uğurladı. Arabama binip arkadaşlarımın yanına doğru yola koyuldum. Tekrar telefonum çaldı, iyi olduklarını ve evde olduklarını söylediler. Ben de rahatladım ve kendi evime gittim.Karım kapıyı açtı ve hiç konuşmadan yattık. Sabah ikimiz de işe gittik. Akşam eve geldiğimde karım evdeydi. Hiç konuşmadan yemek yedik. Karım erken uyumak istediğini söyleyerek yatmaya gitti. Ben ise Travestiden alacağımı düşünüyordum. Travestiyi aradım, müsaitse gelmek istediğimi söyledim. O da, “Gel müsaitim!” dedi. O anda birden kafama ne estiyse, yatakodamıza gittim karımı uyandırdım, “Kalk giyin, dışarı çıkacağız!” dedim. Karımın daha, “Nereye gidiyoruz?” demesine fırsat vermeden, dolaptan giymesini istediğim şeyleri çıkardım, verdim. Karım yüzünde şaşkın bir ifadeyle giyinmeye başladı. Giydiği elbiselerle tam Şuh olmuştu. Arabaya bindik ve Travestinin evine geldik. Zili çaldım. Travesti kapıyı açınca, o da, karım da bir an şaşırdılar. Travesti bizi içeri davet etti. Karım önden, ben arkadan içeri girdik…Travestiye karımı tanıştırdım ve kendisinden bu gece karımı sikmesini istedim. Karım da Travesti de şaşırmıştı. Karımın elbiselerini çıkarıp bir anda çırılçıplak bıraktım ve Travestinin yanına oturtarak, kendim de karşılarındaki koltuğa oturup seyretmeye başladım. Karımın şaşkınlığı geçip kendine gelince, Travestinin önünde diz çöktü ve Travestinin sikini yalamaya başladı. Travestinin siki ayaklanmaya başlayınca, karımı elinden tutup yatakodasına götürdü. Travesti yatağa uzandı ve karıma, “Yalamaya devam et!” dedi. Karım da, arkası bana dönük bir vaziyette, Travestinin sikini yalamaya devam etti. Bu arada Travesti de karımın amıyla oynamaya başladı. Karım sanki Travestinin sikini yalamıyor, yiyordu. Ben de soyunup yatağın kenarına oturdum, onları seyrederken, sikimi elime alıp, sikimle oynamaya başladım. Karım yaşamış olduğu bu değişik tecrübenin verdiği zevk ve heyecanıyla boşaldı ve dönüp, benim sikimi yalamaya başladı. Travesti de yattığı yerden kalkıp karımın arkasına geçti ve karımın sırılsıklam olmuş amını sikmeye başladı. Ben de, “İyi sik Buseciğim karımı! Amını götünü parçala bu Orospunun!” diyordum. Travesti de karımın kalçalarını tokatlayarak sikiyordu karımın amını. Az sonra pozisyon değiştirerek, karımı sırtüstü yatırıp bacaklarını omuzuna alıp sikmeye devam etti. Yaklaşık 10 dakika sonra Travesti böğürerek karımın amına boşalıp kenara çekildiğinde, karımın amından menileri akıyordu.Karımla bir an göz göze geldik. Karımın dudaklarına yumuldum ve “Seni çok seviyorum karıcığım!” deyip, karımla sevişmeye başladık. O anda hiç bir şey umurumuzda değildi. Karım elleriyle başımı aşağıya doğru itmeye başladı. Ne istediğini biliyordum, biraz önce Travestinin içine patladığı, içinden menilerin aktığı amını yalatmak istiyordu. Aşağıya indim ve karımın o vıcık vıcık amı yalamaya başladım. Yalamıyor, yiyordum karımın amını. Çok geçmeden karım titreyerek ağzıma boşaldı, ama ne boşalmak! Ağzıma ne geldiyse yuttum. Sonra karımı yatağa uzatıp, elimle sikimi karımın amına yerleştirdim ve karımın amını sikmeye başladım. Travestiye de, “Ağzını boş bırakma bu Orospunun!” dedim. Travesti sikini karımın ağzına götürdü ve karım ağzına aldı. Karım Travestinin sikini yaladıkça bende hızlanmaya başladım. Sonunda ben de karımın içine patladım ve karımın üzerine yığıldım.Biraz sonra karım dudaklarımdan öpüp altımdan kalktı ve Travestinin yalayarak kaldırdığı sikini götüne sokması için Travestiye götünü döndü. (Karım götten sikilmeyi çok sever). Travesti de karımın amından akanları parmaklarıyla alıp, karımın göt deliğine sürerek, sikini karımın götüne soktu. Travesti karımın götünü sikerken, ben de karımla 69 pozisyonunda geçtim. Karım benim sikimi taşşaklarımı yalıyor, ben de karımın amını yalıyordum. Bu arada Travestinin karımın götüne girip çıkan yarrağı da tam gözümün önündeydi. Kim kimi ne kadar sikti, kim kimi ne kadar yaladı hatırlamıyorum, tek hatırladığım inlemelerin ve çığlıkların birbirine karıştığı idi. Bu durumda karım benim üstüme, Travesti de karımın üstüne yığılmıştı. Sanırım herkes yorulmuştu. Banyoya gittik, önce karımla Travesti birbirlerini yıkadılar, sonra da beni yıkadılar. Sonra toparlanıp giyindik ve karımla ordan ayrılıp evimizin yolunu tuttuk.Eve vardığımızda sabaha karşıydı, gün ağırmak üzereydi. Birazdan karım da, bende işe gidecektik. İkimizde tatlı bir yorgunlukla birbirimize bakarak, kahvaltımızı yaptık ve evden çıktık. Karımı işe bırakıp, ben de işime gittim. O tatlı yorgunluk gün boyu sürdü…Tüm saygılarımla, hoşçakalın.


View the original article here

Eniştem Evinde Beni Sikti

19 yaşındayım, eniştemlerde kalıyorum. Bu arada tabi ablam evli ve 24 yaşında… Lise 1 den beri İzmir’de okuyorum. Ablamlarda kaldığımdan beri eniştem Hakanın hep beni yiyecek gibi bakması çoğu zaman beni korkutsa da bazen bundan çok büyük zevkler alıyordum. En çok merak ettiğim şey onların cinsel yaşamı idi.

Çünkü ablam ile eniştem ne zaman sevişse ki buna sevişme denirse eğer… Çünkü eniştem sanki ablamla sevişmiyor ona tecavüz ediyor gibi ablam bağırıp inliyordu. Tabi sabah olunca da ablam benim yüzüme pek bakamıyordu. Bir gün dayanamayıp ablama sordum.

”Abla neden sen bazı geceler bu kadar çok bağırıyorsun?” diye kaçamak bir soru sordum o da bana,

”Evlenince anlarsın…” diye kaçamak bir cevap verdi. Ne yapıp ne edip o bağırmaların nedenini öğrenmem gerekiyordu. Ne yapıyorlardı bunlar içerde de ablamı ciyak ciyak bağırtıyordu bu adam… Kolları hemen sıvayıp kapı kilidini bozdum. Yatak odasının kapısını kapatsalar bile kilidin dili yuvasına girmeyecek, açık kalacaktı.

image

Akşam olunca herkes odasına çekildi. Aradan bir süre geçti. Yavaşça, sessiz adımlarla yatak odalarına gittim, kapının önünde yerimi aldım. Kapıyı hafifçe parmağımın ucuyla ittiğimde sessizce açıldı, içeriyi görebileceğim kadar aralandı.

Bizimkiler mesailerine başlamışlardı. Eniştemin üzerinde bir külot, ablam gecelikle geniş yatakta birbirlerine sarılmış öpüşüyorlar, koklaşıyorlardı. Duvardaki aplikten yayılan loş ışıkta her şeyi görebiliyordum, heyecanla, kalbim çarpa çarpa izlemeye başladım.

image

Eniştem uzun bir sevişmeden sonra külodunu sıyırdığında nerede ise ablam yerine ben çığlık atacaktım. Çünkü o kadar büyüktü ki aklımdan geçen ilk şey ablamın onu nasıl içine alacağıydı. Demek ki ablam o kadar büyük bir organı içine alırken bağırmakta haklı imiş. Bacaklarını ayırıp ablamın içine girdi o koca şeyle… Gidip gelmeye başladı.

Pür dikkat onların sevişmesini izlerken benim de amımda sulanmalar başlamış ve farkında olmadan geceliğimin altından amımla oynamaya başlamıştım. Bakire bir kız olarak ellemenin ilerisi olamayacağından amımın dudaklarını sıka sıka, klitorisimi ıslak parmağımla okşaya okşaya izlemeye devam ettim.

image

Öyle tahrik edici bir manzara vardı ki içerde, daha fazla dayanamadım. Eniştem ablamı domaltıp arkadan girdiği anda ablam çığlık atarken kendimi tutamadım, orgazm olmaya başladım. Kendime geldiğimde onları hala sevişmeye devam ederken bırakıp salona döndüm. Televizyonu açıp kanallar arası gezmeye başladım.

Aradan belki iki saat geçtikten sonra eniştem duş almak için banyoya çıktığında beni salonda görünce şaşırdı.

”Hayırdır kız neden yatmadın?” dedi. Ben de uykumun kaçtığını söylediğimde gözlerinin içi parladı.

”Neler yaptın bakalım karanlıkta yalnız?” dedi. Ben de yüzümün kızarıklığını gözlemeye çalışarak utangaç utangaç

”Hiiiç..” dediğimde öyle bir gülümsedi ki izlediğimi sanki anlamış gibi idi.

image

Ertesi sabah okula giderken evden çıkmak üzereydim. Eniştem arabanın bozulduğunu söyleyerek kendisinin de benimle geleceğini söyledi. Sabahın yedi buçuğunda otobüse beraber bindik. Sabah otobüslerinin her zaman olduğu gibi bindiğimiz otobüs de tıklım tıklım dı. Adım atacak yer yoktu kalabalıktan… Eniştem beni kalabalıktan korumak amacıyla arkamda duruyordu. Arkamdan bana doğru uzanarak,

”Dikkat et kızım, buralarda çok sapık olur, ellemeye falan kalkarlar” diye beni hem uyarıyor, hem de çaktırmadan bana arkadan yaslanıyordu. Bu iş çok hoşuma gittiğinden ben de ona gülerek,

”Tamam enişte, sen zaten arkamdasın, beni korursun” dediğimde iyice arkama yerleşmişti bile.

İnen binenlerden dolayı otobüs iyice kalabalık olmuş, insanlar sıkışmış ve eniştemin kasıkları iyice götüme yaklaşmıştı. Ben de sanki güvendeymişim gibi popomu iyice ona yaslamıştım. Eniştem delirmek üzereydi ve iki kaşık vaziyetinde eniştemin sertleşmiş önüne sürtüne sürtüne yola devam ettik.

Okulun önündeki durakta otobüsten indim. Ama aklım hala eniştemdeydi. Zavallıyı delirtmiştim. Ama bu arada ben de fena olmuştum. Külodumun ıslaklığını hissediyor, serinliği ürpertiyordu beni… Akşam eniştem okula beni almaya geldiğinde tekrar otobüse bindik ve yine aynı vaziyet… Bu kez bir şey olacağını sezmeye başlamıştım sanki. Kulağıma eğilip

”Dikkat et bak… Bu saatlerde otobüslerde çok fortçu olur” diye fısıldadı. Ben kulağımda hissettiğim nefesle ürperip tahrik olduğumu gizlemeye çalışırken, anlamını bildiğim halde

”Fortçu ne demek enişte?” diye masumca sordum.

image

”Bak çaktırmadan göstereyim” dedi ve bana kendini iyice dayayarak sikini götüme bastırdı. Arkamdaki sertliği hissettiğimdeyse amımın suları şelale olmuş akıyordu. Aradan geçen belki beş dakika boyunca sertliğini hissettirerek dayandı bana… Baktı bende tepki yok, beni aydınlatmaya devam etti.

Kulağıma fısıltı halinde insanların neler yaptığını söyleyip aynı zamanda çaktırmadan işe koyulmuştu. Güya bana ders veriyordu. Elleri popomun üzerinde gezinirken tepkimi çekmemek için bu yaptığının ne anlama geldiğini bana anlatıyordu. Uzun bir süre okşadıktan sonra ellerini çekti. Okul eteğimin üzerinden kalçalarımı okşaması, arkama sikini dayaması mest etmişti beni…

”Gördün mü, bak işte böyle yaparlar…” dediğinde hevesim kursağımda kaldı.

”Eee enişte, başka neler yaparlar?”

”Ya söyler, gösteririm ama ayıp olur bak sonra utanırsın”

”Utanacak ne varmış, çoğu erkek bunu yapıyor” dedim “Hem sen bana kendimi nasıl koruyacağımı öğretmiş olursun…”

”O zaman sana diğer yöntemleri de gösterim” dedi.

image

Elleri tekrar popoma inmişti ve eteğimin ucundan kaldırarak birden bacaklarıma değmesi ile tekrar boşalmıştım. O ise hiç aralık vermeden bacaklarımı okşayıp eli ile kilodumun kenarına kadar gelmişti.

Bense eteğimin açıldığı görünmesin diye iyice arkaya yaslanmış sanki onun işini kolaylaştırıyordum. Elleri iyice yukarı çıkmış, parmakları külodumun kenarından amıma değmişti. Sıcak parmaklarını kukumda hissettiğimde sanki beni yıldırım çarpmış gibi titredim. Amımdaki ıslaklığı fark etti parmaklarının ıslaklığından,

”Ne o kız zevk mi aldın?” dedi. Hiç bir yanıt vermeden tüm vücudumla ona iyice yaklaştım. Kulağıma fısıltılı bir şekilde

”Madem zevk aldın, sana başka zevkler de vermemi ister misin?” dedi. Ben gözlerimi kapadım ve o anın keyfini yaşarken “pazara kadar sık dişini ablan pazar gecesi nöbetci.. O zaman daha güzel olacak” dedi.

image

Ancak pazar akşamı akrabalarımız bize gelince o iş yattı. Fakat bayramın 2’inci günü ablam yine hastanede nöbetçi olunca bir gün öncesinden eniştemin gözleri ışıl ışıl olmuştu. Tabi bu arada otobüs maceramızdan sonra eniştem işi iyice azıtmış, ablam evde iken bile onun olmadığı ortamlarda beni sıkıştırıyor, eteğimin altına elini sokuyor ve sürekli popomu okşuyordu. Tabi bu da benim çok hoşuma gidiyordu.

Sürekli kulağıma beni nasıl mahvedeceğini söyledikçe ben de çok zevk almaya başlıyordum ama ablamın evde olmasından dolayı bir şey yapamaz olmuştum. Bayramın birinci günü eniştemin bana almış olduğu sürpriz bayram kıyafetini ablam görünce çok şaşırmıştı. Minicik, ekose bir eteği vardı kıyafetin… Enişteme

”Çok kısa değil mi? ” dediğinde

”Yoo bence gayet doğal… Genç kızlar böyle giyiniyor hep… tam yaşına göre işte… Sen beğendin mi Ebru?” dediğinde utana sıkıla teşekkür ettim. Biliyordum ki eniştem beni becermek istediğinde bu eteği giymemi isteyecekti.

image

Bayramlaşma akşam üzeri sona erdi. Hep beraber bir balık restoranına gittik. Evden çıkmadan önce tuvalete girerek iç çamaşırımı çıkardım. Etek biraz dar olduğundan altında külot izi belli olmasın istedim.

Restoran oldukça şık ve loş bir yerdi. Yuvarlak masa etrafına üçümüz oturduğumuzda tam eniştemin karşısına bir yere denk geldim. Sohbet iyice koyulaşmış oradan buradan muhabbet ederken ablam aldığı şarabın etkisi ile iyice çakır keyif olmuş ortalığa neşe saçıyordu.

Eniştemle birlikte ablamı dinlerken birden kucağımda bir ağırlık hissettim. Eniştem çaktırmadan ayakkabısını çıkarmış bana aldığı eteğin altından bacaklarıma değiyordu. Çok hoşuma gitmekle beraber yakalanma korkusu ile beş dakika öylece kalakaldım.

Şöyle bir etrafıma bakındığımda ablam dahil bizi kimsenin göremeyeceğine kanaat getirdim. Bunun üzerine rahatlayıp bacaklarımı araladım. Bunu fırsat bilen eniştem parmak uçları ile kadınlığıma dokunduğunda gözleri fal taşı gibi açılmış, altımda külotum olmadığına inanamamıştı. Ayağıyla sürtünmelerine devam ederek amımın iyice ıslanmasını sağladı. Uzun bir süre okşamadan sonra iyice hava girmiştim ama burada yapacak bir şey yoktu. Artık kalkma zamanı geldiğinde restoranın kapısından çıkarken eniştemin kulağına

”Bu gece mutlaka beni izle” dediğimde çok şaşırdı.

”Nasıl yani? ” dedi.

”Eve gidince anlarsın…” dedim.

image

Eve vardığımızda ablam alkolün etkisiyle hemen yatacağını söyledi. Ben de aslında yatacağımı ama yatmadan önce duş almak istediğimi söyledim. Enştemin gözleri parladı ve anlamış işareti ile kafa salladı. Ablama kendisinin biraz daha oturup bira ile cila yapacağını söyledi.

Ablam odasına çekildi. Ben de banyoya giderek hemen kapıyı kilitledim ve başladım soyunmaya.. Bayram öncesi yapmış olduğum temizlikten midir nedir sanki amım şişmiş ve patlayacakmış gibi duruyordu. Suyun sıcaklığını ayarladığımda duşun altına girerek eniştemi beklemeye başladım. Biliyordum ki beni izlemeye gelecekti.

Beş dakika geçmeden eniştemin gölgesini buzlu camda gördüm. Anahtar deliğinden beni izlemeye başlamıştı. Ben de bunu fırsat bilerek eniştemin gözü önünde gözlerimi kapatarak, amımla oynayarak mastürbasyon yapmaya başladım. Tabi bu arada tahminen eniştem de kapıyı parçalamak istiyordu.

Bir araya kapıyı zorladı açmak için ama ben umursamadım. Amacım onu delirtmekti. İstesem içeri alabilirdim ama böylesinin daha iyi olacağını düşünerek inleye inleye boşaldım. Tabi bu arada eniştem de boşalmıştır.

image

Bornozumu giyip kapının önüne geldiğimde eniştem hala kapı önünde bekliyordu. Çıktığımda gözü dönmüş bir vaziyetteydi. Önünde bir çadır kuruluydu nerdeyse… Tam üzerime atlayacakken birden fırlayıp odama kaçtım. Anahtarı çevirip girmesine engel oldum. Bir kaç kez fısıltıyla kapıyı açmam için yalvardı.

”Ebru, lütfen kapıyı aç… Çok fenayım… Aç şu kapıyı…”

”Hayır enişte.. Ablam evdeyken yapamam… Kapıyı açamam…” dedim.

Açmadım. İkimiz de kapının iki tarafında bekliyorduk. İyice deli olmuştu. Bir süre bekledikten sonra ümidi kesti ve sinirli bir sesle,

”Ben sana yarın bunun hesabını sorarım…” diyerek çekildi, odalarına gitti. Eniştemin beni şiddetle istediğini, arzuladığını bilmek hoşuma gitmiş, içimi mutluluk kaplamıştı.

image

Ertesi sabah ablam erkenden kalkıp 11 de alacağı nöbet için evden çıktı. Yattığım yerden dış kapının kapandığını duyduğum anda baktım benim odamın kapısı açılmaya çalışılıyor. Hemen anladım eniştem olduğunu… Ona kapının arkasından

”Enişte, şimdi olmaz akşama kadar bekle…” dediğimde

”Sabrım kalmadı artık…” dedi. “Akşama değil, şimdi istiyorum.. Aç kapıyı…” Ben de nazlanarak

”Olmaz enişte, akşama…” dedim.

”Tamam o zaman bende sana yapacağımı bilirim” dedi. Hazırlanıp işine gitti.

Saatler hemen su gibi akıp gitmiş akşam olmak üzereydi. Ben de akşam için yemek yapıp eniştemi ve muhteşem geceyi beklemeye başlamıştım. Yeni aldığı mini eteği giymiştim ve yine külot yoktu altımda. Makyaj yapmış, kışkırtıcı bir parfüm sürmüştüm en gizli yerlerime..

Eniştem eve geldiğinde hazırladığım şahane sofrayı gördü. Donatmıştım masayı… Eniştemin getirdiği bir şişe şarabı açıp yemeğe oturduk. Sanki adamın azgınlığı geçmiş havadan sudan konuşurken fırtına öncesi sessizlik gibiydi ortam… İyice gerilmiştim artık. Gözlerinin içine bakıyordum ne zaman harekete geçecekti bu adam?

Yemek bitti, masayı topladım. Mutfağa gidip gelirken kalçalarımı kıvırtıyor, eğilip kalkarken iyice domalıyor, külotsuz kalçalarımı gözlerinin önüne seriyordum.. Dişi köpek gibiydim. Azmıştım iyice..

kool0001: OKF6fOO.jpg

Koltukta yer kalmamış gibi gittim yanına oturdum. Bacaklarım bacaklarına değiyordu. O hiç aldırmamıştı. Gazete okuyordu. Vücudumun üst kısmını eğip gazeteye baktım, sütyensiz diri göğüslerim onun kaslı kollarına sürtüyordu.

”Bu kadar önemli ne var gazetede enişte?”

”Ne oldu ki baldız?”

”Hiiç.. Başka şeyle ilgilenmiyorsun da..”

”Neyle ilgileneyim istersin yavrum?”

Elinden gazeteyi koparıp attım. Sarıldım.. Dayanamıyordum artık.. Biliyordum, dün gecenin öcünü alıyordu benden… Ama oyun oynayacak zamanımız yoktu. Ablam sabah nöbet bitiminde gelecekti. Sabaha kadar sevişmek varken..

”Benimle ilgilen enişte.. Sev beni.. Ablama yaptığın her şeyi bana da yap..” dedim kısık sesle.

”İlgilenmiyorum canm.. Dün akşam da, bu sabah da ben aynı vaziyetteydim ve sen öylece piç gibi bıraktın beni..” Şok geçirdim bu cevap karşısında, hiç beklemiyordum bunu,

”Ne olur eniiştem.. Yalvarıyorum sana.. Dayanamıyorum.. Ne istersen yaparım.. Kölen olurum.. Ne olur sev beni..”

Gözümden yaşlar süzülüyordu, hırs, şehvet, istek ağlatıyordu beni acıdan. Eniştemin yanaklarından tutup öpmeye, ikna etmeye çalışıyordum göz yaşlarımla… Durdu, gülümsedi.

”Çok mu istiyorsun beni Ebru?”

”Ohh.. Evet eniştem.. Çok istiyorum..”

”Ne kadar çok?”

”Her şeyden çok.. Bilemezsin.. Çok.. Çok..”

”Ne yapmamı istersin canım?”

”Sev beni.. Okşa.. Öp.. Ne istersen yap enişte..”

”Başka?”

”Sahip ol.. Altına al beni.. Hırpala.. İçime gir..”

”Nerene gireyim baldızım?”

”Amıma gir enişte.. Sok.. Kızlığımı al..”

”Neyimi sokayım Ebru?”

”Sikini sok enişte.. Yarrağını sok.. O koca sikini sok içime.. Hadi artık.. Eziyet etme bana..”

”Peki Ebrucum.. Peki yavrum.. Yalnız önce beni soyacaksın..”

image

Dediğini yaptım. Parçalarcasına çıkardım üzerindekileri.. Çırılçıplak bıraktım onu.. Siki dimdik havaya kalkmıştı.

”Şimdi ?”

”Şimdi öp onu Ebru.. Yala.. Okşa.. Em..”

Sözünü ikiletmedim. Hemen sikine yapışıp yalamaya başladım. Kızlarla seyrettiğimiz pornolarda kadınlar ne yapıyorsa eksiksiz yaptım. Başından aşağıya toplarına kadar dilimle yalıyor, yukarıya çıkıyor, başına bir öpücük kondurup ağzımın içine alıyordum. Bir yandan emerken bir yandan dilimle içeriden okşuyor, vakum gibi içime çekiyordum. İnlemeye başlamıştı.

”Ohhh… Çok güzel.. Çok güzel yalıyorsun.. Canım benim.. Yala.. Emm.. Ohhhh…”

Saçlarımı kavramış sikine bastırıyordu başımı. Daha çok soktum ağzıma, boğazıma kadar girdi koca alet.. İki eliyle saçımdan tutmuş, indirip kaldırıyor, ağzımı beceriyordu sanki..

”Ohhh.. Yeter Ebru.. Dayanamıyorum.. Boşalmak üzereyim.. Bırak..”

Bırakmadım.. Devam ettim emmeye.. Kasılmaya başladı.. Ağzımın içine püskürüyordu menileri sıcak sıcak… Bırakmadım, yuttum hepsini.. Böğürerek boşalıyordu.. Bitene kadar emdim sikini.. Biraz küçülür gibi olmuştu ama yalamalarımla rahat bırakmamıştım onu.. Tekrar eski sertliğine kavuşuncaya kadar yaladım.. yaladım.. yaladım…

”Ohhh… Harikasın Ebru.. Canım.. Harikasın.. Bitirdin beni..”

Eğilip başımı iki elinin arasına aldı. Meni bulaşığı dudaklarımı öpmeye, yalamaya başladı. Dilini ağzıma sokup dilimi okşuyordu.. Ayağa kalktık.. Tişörtümü sıyırıp attı.. Göğüslerime dikti gözlerini.. Şehvetle kabarmış uçlarına dokundu yavaşça.. Eğilip diliyle uçlarını yaladı, dudaklarının arasına alıp ezdi. Başını bastırıyordum daha çok emsin diye.

image

Kıvranıyordum zevkten, dizlerim çözülüyordu, dayanamayıp koltuğa devrildim. Üzerime atladı, devam etti memelerimi öpmeye, yalamaya.. Elleri aşağı inmiş, bacaklarımı okşayarak eteğimin altına girmişti. Baldırlarımın iç kısmını okşayarak yukarı çıktı, amımı avuçladı..

”Ayy..” diye çığlık attım birden..

”Ne oldu, acıdı mı sevgilim?”

”Ha.. Hayır enişte.. Acımadı.. Zevk duydum sadece.. Ohhh enişte.. Ne yapıyorsun bana? Çok güzel.. Devam et.. Okşa orasını.. Ohhh…”

”Öpmemi ister misin orasını?”

”Ne istersen yap enişte.. Ohhh.. Seninim.. Herşeyimle seninim bu gece.. Öp.. Yala.. Isır.. Parçala.. Ne istersen.. Neresini istersen..”

Dudaklarını göğüslerimden aşağı indirdi yalayarak.. Göbeğimi okşadı diliyle.. Bıyıkları batıyor, gıdıklıyordu hafiften.. Bense kıvranıyordum altında zevkten.. Eteğimi belime toplayıp bacaklarımı ayırdı. Kadınlığım gözünün önündeydi tamamen. Islanmıştı.. Hafif sarı tüyler parlıyordu ıslak ıslak.. Eğildi, dudaklarıyla öpücük kondurdu seslice.. Çekildi tekrar baktı, tekrar öptü.. Defalarca yaptı bunu.. Çılgına dönmüştüm, kıvranıyordum..

”Ohhh.. Enişte… Aaahhh…” Başını kaldırıp bana baktı,

”Güzel mi Ebru? Hoşuna gitti mi? Devam edeyim mi canım?”

”Evet.. Evet.. Devam et enişte.. Öp amımı.. Ööpp..”

Aman allahım.. Dilini de kullanıyordu şimdi.. Hele klitorisime değdiğinde sarsıldım elektrik çarpmış gibi.. Yalıyor, emiyor, öpüyor, dilini iç dudaklarda, klitorisin üzerinde dolaştırıyor, içine sokuyordu… Dayanamıyordum artık.. Şimşekler çakmaya, gözlerim kararmaya başladı,

”Oohhh… Allahım bu ne zevk… Aahhh.. Oohhh… Eniştee… Ölüyorum zevkten.. Oohh…” Kendimi kaybetmiştim artık.. Neden sonra eniştemin sarsmasıyla kendime geldim.

”Ebru, kendine gel yavrum..” Sarıldım, öptüm eniştemi..

”Ohh.. Eniştem.. Öldürdün beni zevkten.. Bayılttın beni.. Çok güzelmiş… Oohh…”

”Dur bakalım baldız.. Daha yeni başladık..” dedi eniştem.

Üzerime çıktı ters dönüp.. O amımı yalarken, bacaklarının arasındaki koca penis benim yüzüme değiyor, yanaklarıma çarpıp duruyordu. Yuvasını arıyordu.. Hemen ağzımı açıp yuvasına aldım onu. Emmeye başladım.

İnanılmaz bir zevkti yaşadığım. Hem yalıyor, hem yalatıyordum. Elimdeki koca sik taş gibiydi, kalçalarını indirip kaldırıyor, ağzıma sokup çıkartıyor, sanki ama girip çıkar gibi gidip geliyordu ağzımda. Ellerimse boş durmuyor, taşaklarını, kalçalarını okşuyor, onu daha da azdırıyordum. Ya ben… Dili yine yapacağını yapıyor, çıldırtıyordu beni.. Yine boşalmaya doğru sürükleniyordum..

Durdu, kendini kurtardı dilimden, üzerime uzandı. Kaslı ağır vücudu eziyordu beni. Dudaklarıma yapıştı, emmeye başladı. Bacaklarıyla bacaklarımı aralıyordu yavaşça… Bacaklarımı iki yana açıp girmesine izin verdim.. Taş gibi penisi kadınlığımın üzerindeydi şimdi..

Hiç bir şey düşünemez olmuştum.. Kızlık.. Namus.. Abla.. Enişte.. Hiç bir şey.. Bacaklarımı kaldırıp beline sardım, başını değdirdi önce amıma.. Sırıl sıklam amımın sularına buladı başını bir iki sürterek. Yavaşça bastırdı. Koca başı ancak girmişti ilk anda. Kasıldım..

”Bırak kendini canım.. Kasma..”

Doğrulup bir eliyle mememi avuçlayıp, irileşmiş meme ucunu parmak arasında sıkıştımaya başladı. Diğer meme ucunu da dudaklarının arasında eziyor, emiyordu… Çifte zevkle sarsıldım, kıvrandım..

”Aahhh.. Eniştee… Oohhh.. Çok güzell…”

İşte o anda ıslanmış amımın derinliklerine giriverdi bir anda. Koca yarak içimi yara yara gömüldü. Dudaklarıyla örttüğü dudaklarımdan kesik bir çığlık çıktı sadece.. Koca et parçası içimdeydi şimdi. Sımsıkı sarılıp bekledi. Sonra geri çekildi yavaşça.

Başımı kaldırıp baktığımda siki kana bulanmıştı. Tekrar bıraktı kendini içime.. Yavaş yavaş… Yara yara.. Bekledi.. Çıktı, tekrar girdi.. Hızlanmaya başladı. Ben de kıvranmaya… Zevk.. Zevk… Zevk.. O koca sik amımın derinlerinde dibine kadar giriyor, sımsıkı sarılmış duvarlara sürte sürte geri çıkıyordu.. Damarlarını hissedebiliyordum.. Mantarımsı başını da.. Bağırıyordum artık zevkten.. Kalçalarımı kaldırıp indiriyor, onunla birlikte sarsılıyordum.

”Ohh.. allahım bu nasıl bir zevk.. anlatılmaz.. inanılmaz.. Aahhh… Eniştem.. Erkeğim.. Oohhh.. Ölüyorum sanki.. “

”Sen de beni öldürüyorsun yavrum.. İçin ateş gibi biliyor musun? Yakıyorsun beni.. Daracık, sıcacıksın..”

İyice hızlandı, erkekliğini çıkardıkça içimden fışkıran zevk suları arka deliğime süzülüyor, torbaları bu ıslaklığa vurup duruyor, şılap şılap sesler çıkarıyordu. Arka deliğime ıslak ıslak dokunup kaçıyor, bu da beni daha da delirtiyordu.

”Geliyorum ebru.. boşalmak üzereyim..”

Kendini çekti geriye, kalın erkekliği içimden aniden çıkıverdi, içim bir anda boşalmıştı, kasılıp duruyordum.. Bir eliyle penisini doğrultup menilerini fışkırtmaya başladı, menileri göbeğime, hatta göğüslerime, yüzüme kadar gelmiş, sırılsıklam olmuştum.

Diğer elinin iki parmağını birden içime sokmuştu. Tabanca gibi yaptığı elinin iki parmağı içimi karıştırıyor, baş parmağı klitorisimi, serçe parmağı ıslak arka deliğimi ovalıyordu. Koptum.. Kaçıncı boşalmamdı bilmiyorum.. Sarsıla sarsıla kendimden geçtim.

Ne kadar geçtiğini bilmiyorum.. Kendime geldiğimde yatak odasında, yatağın içinde çırılçıplak yan yana uzanmış, kollarıyla şefkatle sarmıştı çıplak bedenimi.. Saçlarımı okşuyordu.. Kedi gibi sokuldum, bacağımın birini üzerine attım. Hala sertliğini kaybetmemiş penisine değdi bacağım, sızlayan amımı onun sert, kaslı bacağına dayadım. Uykuya daldım.


View the original article here

İstemeden İlişkiye Girdim

Benim isim Duygu, yaşım 26 Anlatya’da yaşıyorum. Bundan 2 yıl önce özel bir şirkette ön muhasebeci olarak çalışıyordum. Daha sonra orada D. harfiyle başlayan bir erkekle tanıştım. O da bilgi işlem bölümünden sorumlu şefti. Ben işe girdiğim günden beri, bana olan ilgisi çok dikkatimi çekmişti. Hep yemekhaneye indiğimizde benimle konuşmak için can atıyordu. Kendisi fırmala bir şeydi, yani beni tatmin edecek huylara sahip değildi. Sonra bir gün kız arkadaşın teki evinde parti vermek istedi! İşte çalışan herkes karar alarak oraya gittik, daha sonra herkes gibi alkol içmeye başladım. Benimde kendisinden hoşlanmış olduğum, ama bir türlü duygularımı anlatamadığım bir erkek arkadaş oradaydı. Benim içkime adını bilmediğim bir hap atmak istedi. İlk önce ben geri kaçtı,m ama onu kaybetmemek için cürretkar davrandım.

Lanet olsun ki o haplı içkiyi bir anlık salaklığımla içtim. Sitem etmemde ki tek sebep o çocuğun sevgili olduğunu öğrendim. Kendimden geçtiğimi ve kalp ritmimin hızlandığını hissettim. Tabi üzüntüde içimde biriken olayların cabası. Sonra kız arkadaşın yatak odasında uzanayım dedim. Uzandıktan 10 dakika sonra yanıma D. ismindeki bilgi işlem şefi geldi benimle öpüşmeye başladı. Tabi, ben o anda yaşadığım hiç bir şeyin farkında değilim desem doğru olur herhalde.

Çünkü içimde bir isteklilik vardı. Çılgınca sevişmek istiyordum, o hapın etkisiyle çılgına dönmüştüm. Nasıl olduysa anlamadım ve o anda içime bir şeyin girdiğini hissettim. Zaten o günde mini etek giymiştim üstümde sıfır kollu vardı.

Beni çıldırtmayı başaran ve daha sonra benimle olan erkeği boşaltmayı başardım. İlacın etkisiyle düşünün onun penisini ağzıma alıp boşalttım. İlk sex ilişkimi lise zamanında yaşamıştı, ikincisi bu olayda oldu. Yani o günden sonra bu yaşadıklarımı samimi bir arkadaşıma anlatmıştım. Şimdi ise binlerce insana anlatmaya karar verdim ve bu siteye yazdım.

Siz siz olun, sakın kimsenin sözüne aldanıpta hap yada o tarz kafa yapan şeyler içmeyin. Benim gibi kurban olursunuz sonra ah, vah çeksenizde işe yaramaz. Ben zaten o olay yaşandıktan sonra şirketten ayrıldım ama yinede telefonlarım susmadı. Benimle yatan erkek paso arıyordu. Tek çareyi işimi bırakmakta buldum.


View the original article here